Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

EMRÎ DÎVÂNI’NDA KÂBE MAZMUNU

View through CrossRef
Doğumdan ölüme doğru ilerleyen yaşam, insanları zaman konusunda düşünmek zorunda bırakmıştır. Bundan dolayı ilkel dönemlerden günümüze dek zamana dair çeşitli görüşler ortaya atılmıştır. Bu görüşler özellikle din ve felsefe disiplinlerine ait olmuştur. Zamanın var olup olmadığı en temel sorundur. Zamanın varlığı kabul edildiğinde bunun nesnel mi öznel mi olduğu veya zamanın dairesel mi yoksa doğrusal olarak mı ilerlerdiği şeklindeki sorular dikkat çekmektedir. Antik Yunan’dan başlayarak çoğunlukla felsefe alanında tartışılan bu problemler dinî alanda sorgulanamaz bir dogma olarak kabul edilirler. İslamiyet’e göre Allah kâinatı belirli bir zamanda yaratmıştır ve belirli bir zamanda yok edecektir. Bu nedenle İslam’a göre zaman doğrusal bir şekilde ilerler. 14. asırda ortaya çıkan bir İslam yorumu olan Hurufilik, Arap ve Fars alfabesindeki harflerden oluşan bir evren tasavvur etmiştir. Bu düşünceye göre Allah’ın bizzat kendisi harflerin tamamıdır ve her şey harflerle yaratılmıştır. Yalnızca insanı harflerin tamamını kullanarak yaratan Allah, onu kendisine halife seçmiştir. Bundan ötürü her şey insanın bir parçasıdır. Zaman da yaratılan bir unsurdur. Demek ki zaman insanın ve Allah’ın bir parçasıdır. Zamana dair bu düşünceler, Hurufi Türk şairleri tarafından şiirlere konu edinilmiştir. Bu çalışmada Nesîmî, Refî‘î, Muhîtî, Misâlî ve Arşî’nin eserleri örneğinde Hurufiliğin zaman anlayışının klasik Türk şiirine nasıl yansıdığı araştırılacaktır.
International Journal of Filologia
Title: EMRÎ DÎVÂNI’NDA KÂBE MAZMUNU
Description:
Doğumdan ölüme doğru ilerleyen yaşam, insanları zaman konusunda düşünmek zorunda bırakmıştır.
Bundan dolayı ilkel dönemlerden günümüze dek zamana dair çeşitli görüşler ortaya atılmıştır.
Bu görüşler özellikle din ve felsefe disiplinlerine ait olmuştur.
Zamanın var olup olmadığı en temel sorundur.
Zamanın varlığı kabul edildiğinde bunun nesnel mi öznel mi olduğu veya zamanın dairesel mi yoksa doğrusal olarak mı ilerlerdiği şeklindeki sorular dikkat çekmektedir.
Antik Yunan’dan başlayarak çoğunlukla felsefe alanında tartışılan bu problemler dinî alanda sorgulanamaz bir dogma olarak kabul edilirler.
İslamiyet’e göre Allah kâinatı belirli bir zamanda yaratmıştır ve belirli bir zamanda yok edecektir.
Bu nedenle İslam’a göre zaman doğrusal bir şekilde ilerler.
14.
asırda ortaya çıkan bir İslam yorumu olan Hurufilik, Arap ve Fars alfabesindeki harflerden oluşan bir evren tasavvur etmiştir.
Bu düşünceye göre Allah’ın bizzat kendisi harflerin tamamıdır ve her şey harflerle yaratılmıştır.
Yalnızca insanı harflerin tamamını kullanarak yaratan Allah, onu kendisine halife seçmiştir.
Bundan ötürü her şey insanın bir parçasıdır.
Zaman da yaratılan bir unsurdur.
Demek ki zaman insanın ve Allah’ın bir parçasıdır.
Zamana dair bu düşünceler, Hurufi Türk şairleri tarafından şiirlere konu edinilmiştir.
Bu çalışmada Nesîmî, Refî‘î, Muhîtî, Misâlî ve Arşî’nin eserleri örneğinde Hurufiliğin zaman anlayışının klasik Türk şiirine nasıl yansıdığı araştırılacaktır.

Related Results

Ümmî Sinan Divânı’nda Hz. Peygamber Sevgisi
Ümmî Sinan Divânı’nda Hz. Peygamber Sevgisi
XVII. yüzyılın önemli mutasavvıf şairlerden biri olan Elmalılı Ümmî Sinan’ın şiirlerinin ana teması aşktır. Ümmî Sinan, hayatını aşkı bulmaya adamış bir kişidir. Dolayısıyla Ümmî S...
Âşık’ın Ölüm Tasavvuru: Âşık Çelebi Dîvânı’nda Ölümle İlgili Âdet ve Gelenekler
Âşık’ın Ölüm Tasavvuru: Âşık Çelebi Dîvânı’nda Ölümle İlgili Âdet ve Gelenekler
Klasik Türk şiirinde şairlerin en fazla rağbet ettiği konuların başında ölüm gelir. Mersiyeler başta olmak üzere ölüm üzerine yazılmış tarihler ve manzum mezar kitabeleri, klasik T...
Kıblenin Kâbe ye Çevrilmesiyle ilgili Rivâyetlerin Değerlendirilmesi
Kıblenin Kâbe ye Çevrilmesiyle ilgili Rivâyetlerin Değerlendirilmesi
Kıblenin Beyt-i Makdis’ten Kâbe’ye çevrilmesine, kıblenin tahvîli denmektedir. Kıblenin çevrilmesiyle ilgili ‎rivâyetler, hadîs ve siyer kaynaklarında nakledilmektedir. Bu rivâyetl...
BİR SEBK-İ HİNDÎ ŞAİRİ OLAN FEHÎM-İ KADÎM’İN ŞİİRİNDE ORİJİNALLİĞİN ANAHTARLARI
BİR SEBK-İ HİNDÎ ŞAİRİ OLAN FEHÎM-İ KADÎM’İN ŞİİRİNDE ORİJİNALLİĞİN ANAHTARLARI
Bu çalışmada Fehîm-i Kadîm Dîvânı esas alınarak sebk-i Hindî’nin şiirde yeniliğe giderken hangi yolları izlediğini göstermek amaçlanmıştır. Elbette sadece bir şairin divanı incelem...
Extremiteiten MRI
Extremiteiten MRI
Kan het gebruik van kleinere eMRI-scanners, enkel geschikt voor ledematen, de wachtlijsten voor klassieke MRI verminderen? Deze vraag stelde de FOD Volksgezondheid aan het Federaal...
HATİB ET-TEBRİZİ – KADİM DOĞU'NUN TEBRİZ MUCİZESİ
HATİB ET-TEBRİZİ – KADİM DOĞU'NUN TEBRİZ MUCİZESİ
Azerbaycan’ın kadim şehirlerinden biri olan Tebriz her zaman güzelliği, maddi ve manevi zenginliği ile meşhur olmuştur. Bu şehrin doğası ve mimarisi Orta Çağ seyyahlarının ve coğra...
AVRUPA BİRLİĞİ ADALET DİVANI KARARLARINDA AVRUPA BİRLİĞİ VATANDAŞLIĞININ SOSYAL HAKLAR BAĞLAMINDA DEĞİŞEN ROLÜ
AVRUPA BİRLİĞİ ADALET DİVANI KARARLARINDA AVRUPA BİRLİĞİ VATANDAŞLIĞININ SOSYAL HAKLAR BAĞLAMINDA DEĞİŞEN ROLÜ
Avrupa Birliği vatandaşlığı kavramı 1992 yılında Avrupa Birliği Antlaşması (Maastricht) ile resmi olarak tanınmıştır. Birlik vatandaşlığı, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın içtihadı...
İşârî Tefsirlerde İsrâ ve Mi‘rac
İşârî Tefsirlerde İsrâ ve Mi‘rac
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) semâya yükselişini ve Allah’ın huzuruna varışını ifade eden mi‘rac hadisesi, sahih kabul edilen görüşe göre hicretten bir yıl sonra meydana gelmiştir. Mi‘r...

Back to Top