Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Türk Siyasetinde Bir Kırılma Noktası: Falih Rıfkı Atay Yazınında Yassıada Duruşmaları

View through CrossRef
Gazeteciliğe 1912’de İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yayın organı olan Tanin gazetesinde başlayan Falih Rıfkı Atay, 1971’de ölünceye kadar aralıksız olarak gazeteciliğe devam etti. Mütareke yıllarının ağır koşullarında 1918’de yakın arkadaşlarıyla birlikte Akşam gazetesini çıkararak Milli Mücadele’yi destekledi. Cumhuriyet döneminde 1923’te II. Dönem TBMM’de Bolu milletvekili oldu. Aynı yıllarda hem Akşam gazetesinde hem de Hâkimiyet-i Milliye/Ulus gazetesinde başyazarlık yaptı. 1923-1950 yılları arasında gazetecilikle birlikte milletvekili de olan Atay, dönemin önemli yazın elitleri arasında yer alır. Atatürk’ün en yakınındaki isimlerden biri de olan Atay, Cumhuriyet değerlerine ve Atatürkçülüğe de yürekten bağlı kalır. “Çankaya’nın kalemşoru” olarak değerlendirilen Atay, sıradan bir gazeteci olmanın ötesinde iktidarın sözcüsü, basındaki en önemli temsilcisi olmuştur. Bu bakımdan Atay’ın yazdıkları daima önemli olmuştur. Falih Rıfkı Atay, çok partili siyasal yaşama geçiş sonrasında en etkili muhalif gazetecilerden biri olarak karşımıza çıkar. 1947’de Ulus gazetesindeki başyazarlık görevinden ayrılarak 1952’de Bedii Faik Akın ile birlikte Dünya gazetesini çıkarak Demokrat Parti’ye karşı oldukça etkin bir muhalefet sürdürdü. İktidarda olmadığı yıllarda da Atay’ın yazdıkları önemini korur. Özellikle DP iktidarına karşı eleştiri dozu gün geçtikçe artan yazıları aslında DP’nin yaşayacaklarının adeta habercisi gibidir. Zira 1960 Askeri Darbesi’ne giden süreci, gerginleşen ortamı, yazılarından takip etmemiz mümkündür. Darbe sonrasında Atay’ın gündemine yerleşen önemli gelişmelerden biri de Yassıada Duruşmaları oldu.
Title: Türk Siyasetinde Bir Kırılma Noktası: Falih Rıfkı Atay Yazınında Yassıada Duruşmaları
Description:
Gazeteciliğe 1912’de İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yayın organı olan Tanin gazetesinde başlayan Falih Rıfkı Atay, 1971’de ölünceye kadar aralıksız olarak gazeteciliğe devam etti.
Mütareke yıllarının ağır koşullarında 1918’de yakın arkadaşlarıyla birlikte Akşam gazetesini çıkararak Milli Mücadele’yi destekledi.
Cumhuriyet döneminde 1923’te II.
Dönem TBMM’de Bolu milletvekili oldu.
Aynı yıllarda hem Akşam gazetesinde hem de Hâkimiyet-i Milliye/Ulus gazetesinde başyazarlık yaptı.
1923-1950 yılları arasında gazetecilikle birlikte milletvekili de olan Atay, dönemin önemli yazın elitleri arasında yer alır.
Atatürk’ün en yakınındaki isimlerden biri de olan Atay, Cumhuriyet değerlerine ve Atatürkçülüğe de yürekten bağlı kalır.
“Çankaya’nın kalemşoru” olarak değerlendirilen Atay, sıradan bir gazeteci olmanın ötesinde iktidarın sözcüsü, basındaki en önemli temsilcisi olmuştur.
Bu bakımdan Atay’ın yazdıkları daima önemli olmuştur.
Falih Rıfkı Atay, çok partili siyasal yaşama geçiş sonrasında en etkili muhalif gazetecilerden biri olarak karşımıza çıkar.
1947’de Ulus gazetesindeki başyazarlık görevinden ayrılarak 1952’de Bedii Faik Akın ile birlikte Dünya gazetesini çıkarak Demokrat Parti’ye karşı oldukça etkin bir muhalefet sürdürdü.
İktidarda olmadığı yıllarda da Atay’ın yazdıkları önemini korur.
Özellikle DP iktidarına karşı eleştiri dozu gün geçtikçe artan yazıları aslında DP’nin yaşayacaklarının adeta habercisi gibidir.
Zira 1960 Askeri Darbesi’ne giden süreci, gerginleşen ortamı, yazılarından takip etmemiz mümkündür.
Darbe sonrasında Atay’ın gündemine yerleşen önemli gelişmelerden biri de Yassıada Duruşmaları oldu.

Related Results

Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Dîvânu Lügâti’t-Türk’te Arap Atasözlerinin Kullanımı
Kâşgarlı Mahmud’un eseri Dîvânu Lügâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en önemli sözlüklerinden biri olmasının yanı sıra, 11. yüzyıl Türk dünyasının kültürel yapısı, coğrafyası ve ...
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Mâtürîdîlerde İmanda Açıklık
Bu araştırma Mâtürîdîlerin iman alanındaki temel görüş ve kabullerine dayanarak, bu anlayışın imanı örtülü, kapalı bir temelde ele almaya imkân verip vermediğini tartışmaktadır. İm...
TARİHİ KAYNAKLAR IŞIĞINDA SÂMÂNÎ AİLESİNİN MENŞEİ
TARİHİ KAYNAKLAR IŞIĞINDA SÂMÂNÎ AİLESİNİN MENŞEİ
Menşe konusu, Orta Çağ’da var olmuş her devletin çok önem verdiği bir konu olmuştur. Kimi devletler soylarını hanlara dayandırmak suretiyle yüceltmeye çalışırken kimi devletler ise...
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
ANTİK BİR TÜRK ŞEHRİ: HERÂT ve TARİHİ DOKUSU
Türkler geçmiş zaman yolculuğu içinde dünyanın birçok bölgesinde büyük ve görkemli devletler kurdu. Bu nedenle Türk tarihi tek bir coğrafyayı kapsamamakta ve Türkiye dışı Türk tar...
Oğuz Atay’ın Düşünsel Arka Planı: “Günlük”
Oğuz Atay’ın Düşünsel Arka Planı: “Günlük”
Oğuz Atay, 1970 sonrası Türk edebiyatında adından sıklıkla söz ettiren ve Türk edebiyatındaki ilk post-modern roman olarak bilinen Tutunamayanlar’ın yazarı olarak geniş kitlelerce ...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi İdeolojik Söyleminde Folklora Yapılan Göndermeler: Siegfried Miti
Nazi Dönemi (1933-1945), kitlesel propaganda ve kitlesel yönlendirme faaliyetleri bakımından çeşitlilik göstermektedir. Söz konusu faaliyetlerin ideolojik arka planı önemli ölçüde,...
Mutlak-Öznellik ve İslam
Mutlak-Öznellik ve İslam
Günümüz din felsefesinde Tanrı’nın sıfatları önemli bir tartışma konusudur. Tanrı’ya atfedilen sıfatların nasıl anlaşılması gerektiği noktasında çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. ...

Back to Top