Javascript must be enabled to continue!
Üst gis endoskopi yapılacak hastalarda alarm semptom varlığı ile organik patoloji arasındaki prediksiyon çalışması
View through CrossRef
Giriş ve Amaç: Dispepsili genç hastalarda alarm semptomlarının olmaması
malignite yokluğuna dair güvenilir bir gösterge olarak kabul edilmektedir.
Ancak alarm semptomlarının pozitif prediktif değeri nispeten zayıf kalmaktadır.
Bu çalışmadaki amacımız alarm semptomlarının üst gastrointestinal
sistem maligniteleri için tanısal değerini ve alarm semptomlarının yanısıra
üst gastrointestinal sistem malignitelerini predikte eden farklı kriterlerler
olup olmadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: 01.07.2011 ile 15.12.2012
tarihleri arasında Haydarpaşa Numune EAH Endoskopi Ünitesi’ne çeşitli nedenlerle
üst gastrointestinal sistem endoskopisi yapılması amacıyla yönlendirilen
18-70 yaş arasında 200 hastaya hazırlamış olduğumuz anket yapılarak
alarm semptomlarının olup olmadığı sorgulandı. Herhangi bir alarm semptomu
varlığının ve tek tek alarm semptomlarının üst gastrointestinal sistem
malignite prediksiyonu açısından duyarlılıkları, seçicilikleri, pozitif prediktif
değerleri ve negatif prediktif değerleri hesaplandı. Bulgular: Çalışmada üst
gastrointestinal sistem malignite prevalansı %3.5 olarak bulundu. Malignite
görülen olguların tamamında herhangi bir alarm semptomu tespit edilirken,
malignitesi olmayan olgularda alarm semptomu görülme oranı %91.2 idi.
Herhangi bir alarm semptomu varlığının ve her bir alarm semptomunun
pozitif prediktif değeri düşük, negatif prediktif değeri yüksek saptandı. Maligniteli
olguların %28’i iyi differansiye, %28’i orta differansiye, %44’ü az
differansiye idi. Üst gastrointestinal sistem malignitesi ile kilo kaybı olan ve
sarılık, abdominal kitle ya da lenfadenopati olan olgular arasında istatistiksel
açıdan anlamlı ilişki saptandı. Malignite tanısına 45 yaş ve üstünde olmak,
disfaji, kilo kaybı, anoreksi, sarılık ve gastrik cerrahi öykü parametrelerinin
etkilerini lojistik regresyon analizi ile değerlendirdiğimizde malignite
ile ilişkileri istatistiksel olarak anlamlı (p: 0.002; p<0.01) bulundu. Sonuç:
Sonuç olarak, bulgularımız alarm semptomlarının tanısal değerinin optimal
olmadığını gösterdi. En etkin (alarm semptomları ve diğer faktörlerin) kombinasyonun
tanımlanması için daha geniş olgu serilerine sahip çalışmalara
ihtiyaç vardır.
Endoscopy Gastrointestinal
Title: Üst gis endoskopi yapılacak hastalarda alarm semptom varlığı ile organik patoloji arasındaki prediksiyon çalışması
Description:
Giriş ve Amaç: Dispepsili genç hastalarda alarm semptomlarının olmaması
malignite yokluğuna dair güvenilir bir gösterge olarak kabul edilmektedir.
Ancak alarm semptomlarının pozitif prediktif değeri nispeten zayıf kalmaktadır.
Bu çalışmadaki amacımız alarm semptomlarının üst gastrointestinal
sistem maligniteleri için tanısal değerini ve alarm semptomlarının yanısıra
üst gastrointestinal sistem malignitelerini predikte eden farklı kriterlerler
olup olmadığını araştırmaktır.
Gereç ve Yöntem: 01.
07.
2011 ile 15.
12.
2012
tarihleri arasında Haydarpaşa Numune EAH Endoskopi Ünitesi’ne çeşitli nedenlerle
üst gastrointestinal sistem endoskopisi yapılması amacıyla yönlendirilen
18-70 yaş arasında 200 hastaya hazırlamış olduğumuz anket yapılarak
alarm semptomlarının olup olmadığı sorgulandı.
Herhangi bir alarm semptomu
varlığının ve tek tek alarm semptomlarının üst gastrointestinal sistem
malignite prediksiyonu açısından duyarlılıkları, seçicilikleri, pozitif prediktif
değerleri ve negatif prediktif değerleri hesaplandı.
Bulgular: Çalışmada üst
gastrointestinal sistem malignite prevalansı %3.
5 olarak bulundu.
Malignite
görülen olguların tamamında herhangi bir alarm semptomu tespit edilirken,
malignitesi olmayan olgularda alarm semptomu görülme oranı %91.
2 idi.
Herhangi bir alarm semptomu varlığının ve her bir alarm semptomunun
pozitif prediktif değeri düşük, negatif prediktif değeri yüksek saptandı.
Maligniteli
olguların %28’i iyi differansiye, %28’i orta differansiye, %44’ü az
differansiye idi.
Üst gastrointestinal sistem malignitesi ile kilo kaybı olan ve
sarılık, abdominal kitle ya da lenfadenopati olan olgular arasında istatistiksel
açıdan anlamlı ilişki saptandı.
Malignite tanısına 45 yaş ve üstünde olmak,
disfaji, kilo kaybı, anoreksi, sarılık ve gastrik cerrahi öykü parametrelerinin
etkilerini lojistik regresyon analizi ile değerlendirdiğimizde malignite
ile ilişkileri istatistiksel olarak anlamlı (p: 0.
002; p<0.
01) bulundu.
Sonuç:
Sonuç olarak, bulgularımız alarm semptomlarının tanısal değerinin optimal
olmadığını gösterdi.
En etkin (alarm semptomları ve diğer faktörlerin) kombinasyonun
tanımlanması için daha geniş olgu serilerine sahip çalışmalara
ihtiyaç vardır.
Related Results
Qualitative GIS
Qualitative GIS
Qualitative geographic information systems (qual-GIS) incorporates nonquantitative data into GIS, integrates qualitative data collection and analysis with quantitative spatial anal...
Pengaruh Edukasi Persiapan Endoskopi Terhadap Kepatuhan Pasien Melaksanakan Persiapan Endoskopi
Pengaruh Edukasi Persiapan Endoskopi Terhadap Kepatuhan Pasien Melaksanakan Persiapan Endoskopi
Endoskopi adalah teknik pelayanan canggih untuk memeriksa saluran cerna secara visual dengan cara melihat langsung pada layar monitor berbagai kelainan pada saluran cerna. Tujuan p...
Animal Alarm Calls
Animal Alarm Calls
Alarm calls are broadly defined as calls occurring in a predator context. Alarm calls have been the subject of intense scrutiny in animal communication research, as they are releva...
DOP103 Optimization of Ustekinumab Treatment Induction Using a Pharmacokinetic Model in Inflammatory Bowel Disease Patients
DOP103 Optimization of Ustekinumab Treatment Induction Using a Pharmacokinetic Model in Inflammatory Bowel Disease Patients
Abstract
Background
Therapeutic drug monitoring and pharmacokinetic modeling, implemented in the treatment of patients with infl...
Endoscopic transsphenoidal resection of craniopharyngioma
Endoscopic transsphenoidal resection of craniopharyngioma
ABSTRACTBackground: Endoscopic surgery techniques had been advancing in this last two decades. Transsphenoidal approach endoscopic surgery to the skull base provides better visuali...
Hemodiyaliz Tedavisi Alan Bireylerde Sıvı Kontrolüne Uyum ile Hastalık Semptomları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Hemodiyaliz Tedavisi Alan Bireylerde Sıvı Kontrolüne Uyum ile Hastalık Semptomları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Amaç: Bu araştırma en az altı aydır hemodiyalize giren kronik
böbrek yetmezliği olan hastalarda sıvı kontrolüne uyum ile
semptomlar arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla
planla...
Evaluation of ustekinumab trough levels during induction and maintenance therapy with regard to disease activity status in difficult to treat Crohn disease patients
Evaluation of ustekinumab trough levels during induction and maintenance therapy with regard to disease activity status in difficult to treat Crohn disease patients
Abstract
Ustekinumab (UST) is approved for the treatment of moderate and severe Crohn disease (CD). Therapeutic drug monitoring (TDM) can help monitor the therapeutic e...
TRADITION-MODERN CONFLICT IN FATIH-HARBIYE AND MIDAQ ALLEY
TRADITION-MODERN CONFLICT IN FATIH-HARBIYE AND MIDAQ ALLEY
Bu çalışmanın amacı, Türk edebiyatının önemli yazarları arasında yer alan Peyami Safa’nın Fatih-Harbiye romanı ile Arap edebiyatının dünyaca tanınmış yazarı Necip Mahfuz’un Midak S...

