Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Molla Zahir Tendûrekî'nin Tasavvufî Kişiliği ve Divânı

View through CrossRef
Kadim bir tasavvufî geleneğe sahip olan şark bölgesi, muhtelif tasavvufî anlayışlara asırlarca mihmandarlık etmiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde tarikatlar içerisinde, Nakşbendiyye tarikatının Hâlidiyye kolunun, bölgede geniş bir alana yayıldığına şahit olunmaktadır. Bu hususta 19. yüzyılın ikinci yarısında Seyyid Sıbgatullah Arvâsî (ö. 1287/1870) ile onun halifelerinden Şeyh Abdurrahman-ı Tağî’nin (ö. 1304/1886) büyük rolleri olmuştur. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde ise Şeyh Abdurrahman-ı Tağî’nin oğlu ve Nakşbendiyye tarikatının halifelerinden olan “Hazret” lakaplı Şeyh Muhammed Diyâuddîn’in (ö. 1342/1924) özel bir yeri bulunmaktadır. Hazret, Nurşin Dergâhı’nın postnişini olduğu dönemde, Nakşbendiyye tarikatının Hâlidiyye kolunun karakteristik özelliklerinden olan şeriat ve tarikat insicamını en güzel şekilde icra etmeyi başarmıştır. Esasen Nurşin Dergâhı’ndaki zâhirî ilimler ile bâtınî ilimlerin birbirini tamamlayan iki unsur olduğu yönündeki telakki, Şeyh Abdurrahman-ı Tağî ile başlamış, Şeyh Fethullah Verkânisî (ö. 1317/1899) ve Hazret ile belirgin hale gelmiştir. Şeyh Muhammed Diyâuddîn’den istifade eden ve mezkûr anlayışı layıkıyla temsil eden isimlerden biri de Molla Zahir Tendûrekî (ö. 1385/1966) olmuştur. O, şer‘î ve irfânî ilimlerdeki derin vukufiyyetinin yanı sıra edib niteliğiyle de tanınan bir isimdir. Hazret’in vefatından derinden etkilenen Tendûrekî, şeyhine olan muhabbet ve bağlılığını 105 şiirden müteşekkil bir divanda dile getirmeye çalışmıştır. Edebî olarak oldukça zengin olan bu divan, tasavvufî pek çok unsuru da ihtiva etmektedir. Bu durum müellifin tasavvufî kişiliği hakkında da okuyucuya bir fikir vermektedir. Bu çalışmada, nitel araştırma araçlarından biri olan metin analizi metodu kullanılarak Tendûrekî’nin hayatının yanı sıra ilmî şahsiyeti ve tasavvufî kişiliği irdelenmektedir.
Din ve Bilim-Mus Alparslan Universitesi Islami Ilimler Fakultesi Dergisi, Mus Alparslan Universitesi
Title: Molla Zahir Tendûrekî'nin Tasavvufî Kişiliği ve Divânı
Description:
Kadim bir tasavvufî geleneğe sahip olan şark bölgesi, muhtelif tasavvufî anlayışlara asırlarca mihmandarlık etmiştir.
19.
yüzyıla gelindiğinde tarikatlar içerisinde, Nakşbendiyye tarikatının Hâlidiyye kolunun, bölgede geniş bir alana yayıldığına şahit olunmaktadır.
Bu hususta 19.
yüzyılın ikinci yarısında Seyyid Sıbgatullah Arvâsî (ö.
1287/1870) ile onun halifelerinden Şeyh Abdurrahman-ı Tağî’nin (ö.
1304/1886) büyük rolleri olmuştur.
20.
yüzyılın ilk çeyreğinde ise Şeyh Abdurrahman-ı Tağî’nin oğlu ve Nakşbendiyye tarikatının halifelerinden olan “Hazret” lakaplı Şeyh Muhammed Diyâuddîn’in (ö.
1342/1924) özel bir yeri bulunmaktadır.
Hazret, Nurşin Dergâhı’nın postnişini olduğu dönemde, Nakşbendiyye tarikatının Hâlidiyye kolunun karakteristik özelliklerinden olan şeriat ve tarikat insicamını en güzel şekilde icra etmeyi başarmıştır.
Esasen Nurşin Dergâhı’ndaki zâhirî ilimler ile bâtınî ilimlerin birbirini tamamlayan iki unsur olduğu yönündeki telakki, Şeyh Abdurrahman-ı Tağî ile başlamış, Şeyh Fethullah Verkânisî (ö.
1317/1899) ve Hazret ile belirgin hale gelmiştir.
Şeyh Muhammed Diyâuddîn’den istifade eden ve mezkûr anlayışı layıkıyla temsil eden isimlerden biri de Molla Zahir Tendûrekî (ö.
1385/1966) olmuştur.
O, şer‘î ve irfânî ilimlerdeki derin vukufiyyetinin yanı sıra edib niteliğiyle de tanınan bir isimdir.
Hazret’in vefatından derinden etkilenen Tendûrekî, şeyhine olan muhabbet ve bağlılığını 105 şiirden müteşekkil bir divanda dile getirmeye çalışmıştır.
Edebî olarak oldukça zengin olan bu divan, tasavvufî pek çok unsuru da ihtiva etmektedir.
Bu durum müellifin tasavvufî kişiliği hakkında da okuyucuya bir fikir vermektedir.
Bu çalışmada, nitel araştırma araçlarından biri olan metin analizi metodu kullanılarak Tendûrekî’nin hayatının yanı sıra ilmî şahsiyeti ve tasavvufî kişiliği irdelenmektedir.

Related Results

Molla Hasan Peşevangî ve Tasavvufî Görüşleri
Molla Hasan Peşevangî ve Tasavvufî Görüşleri
1920 yılında Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Kurukaya köyünde dünyaya gelen Molla Hasan Peşevangî seferberlikten yeni çıkılmış, yokluğun ve sefaletin toplumda hakim olduğu bir zama...
MOLLA FAHREDDİN ‘ARNASÎ İLE MOLLA AHMET HİLMİ KOĞÎ’NİN VAD‘ İLMİYLE İLGİLİ RİSÂLELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
MOLLA FAHREDDİN ‘ARNASÎ İLE MOLLA AHMET HİLMİ KOĞÎ’NİN VAD‘ İLMİYLE İLGİLİ RİSÂLELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Lafız-anlam ilişkisini konu edinen vad‘ ilmi, Arap diliyle ilgili ilimler arasında bağımsızlığına en geç kavuşan ilimlerden biridir. VIII./XIII. Yüzyıla kadar diğer ilimler içinde ...
MOLLA NASREDDİN DERGİSİNİN İKİ ÖNEMLİ YAZARI: MİRZA CELİL VE SABİR
MOLLA NASREDDİN DERGİSİNİN İKİ ÖNEMLİ YAZARI: MİRZA CELİL VE SABİR
Azerbaycan Türk edebiyatının ilk mizah dergisi olan Molla Nasreddin, 1906 yılında Celil Memmedkuluzade tarafından çıkarılmıştır. Döneminde gördüğü olumsuzlukları dile getirmek ve ...
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
İmam Mâtürîdî’nin İsrâiliyat’a Yaklaşımı
Bu çalışmada İsrâiliyat’ın çerçevesine dâhil edilebileceğini düşündüğümüz rivayetler hakkında Mâtürîdî’nin ne düşündüğü, söz konusu rivayetlere karşı tefsirinde nasıl bir yaklaşım ...
BİR SEBK-İ HİNDÎ ŞAİRİ OLAN FEHÎM-İ KADÎM’İN ŞİİRİNDE ORİJİNALLİĞİN ANAHTARLARI
BİR SEBK-İ HİNDÎ ŞAİRİ OLAN FEHÎM-İ KADÎM’İN ŞİİRİNDE ORİJİNALLİĞİN ANAHTARLARI
Bu çalışmada Fehîm-i Kadîm Dîvânı esas alınarak sebk-i Hindî’nin şiirde yeniliğe giderken hangi yolları izlediğini göstermek amaçlanmıştır. Elbette sadece bir şairin divanı incelem...
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Kam Böri'nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu'nun Tarihi
Dede Korkut Kitabı’ndaki üçüncü boy Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’dur. Kam Böri’nin Oğlu Bamsı Beyrek Boyu’nda ve Bamsı Beyrek ve Banu Çiçek tiplerinde en eskisi tarihin deri...
Borden Parker Bowne'un Tanrı'nın Kişiliği Problemine Yaklaşımı
Borden Parker Bowne'un Tanrı'nın Kişiliği Problemine Yaklaşımı
Tanrı’nın bir kişi olarak kabul edilip edilemeyeceği problemine temas eden çağdaş teist düşünürlerin görüşleri incelendiğinde; Tanrı’nın kişi olup olmadığının bilinemeyeceği görüşü...
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Nicholas of Cusa’da Tanrı Hakkında Konuşmanın İmkânı
Bu çalışmanın amacı, 15. yy.’ın en önemli filozoflarından sayılan Nicholas of Cusa’nın din dili anlayışı ve özellikle Tanrı hakkında ne türden tanımlamaların yapılabileceği konusun...

Back to Top