Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Toplumsal Fay Hatlarının Mekânı Kentler

View through CrossRef
Toplumsal yaşamın her alanında yaşanan eşitsizlikler günümüz modern toplumları ile ortaya çıkmadı. Tarihin her döneminde özellikle insanoğlunun topluluklar halinde yaşamaya başlaması ve artık ürünü keşfetmesiyle başlar. Tüketilenden daha fazlanın üretilmesi veya doğadan hazır elde edilmesiyle birlikte ilk eşitsizliklerin temeli atılır. Bu ürünün saklanması, korunması ve paylaşılması sorunu ataerkil düzende yaş ve cinsiyet gibi biyolojik özellikler temelinde ilk hiyerarşik/tabakalaşmaya dayalı yapının ortaya çıkmasını beraberinde getirdi. Bu hiyerarşik ve tabakalı sistem tarihsel sürecin değişmez özelliği olmuştur. Ortaçağın sonlarında ticaret burjuvazisinin ortaya çıkmasıyla feodal sistemin sonu gelmiş, bugünkü modern kapitalist toplumun temelleri atılmıştır. Sanayi Devrimi’nin gerçekleşmesi ile ticaret burjuvazisinin yanında sanayi burjuvazisinin ortaya çıkması ile hem modern kentler hem de ulus-devlet yapıları oluşmaya başlamıştır. Bugün ulaşılan modern toplum/modern devlet olgusunun temelinde kapitalist üretim tarzına dayalı sınıflı toplum olgusu yatmaktadır. Sınıflı toplum yapısı ile kendisinden önceki hiyerarşik ve tabakalı sistem katlanarak eşitsizliklerin derinleştiği toplumsal yapılar ortaya çıkmıştır. Endüstri devrimi ile birlikte manifaktür üretimin seri üretime dönüşmesi işgücüne duyulan talebi arttırmış kırdan kente göçü tetiklemiştir. Kırdan kente yoğunlaşan göç, bugünkü modern kentleşmenin önünü açmış, kentlerin yoğun nüfus kitleleri ile tanışmasına yol açmış ve kentsel yapıları eşitsizliklerin zirve yaptığı mekânsal birimlere dönüştürmüştür. Bu çalışma tam da bu noktaya odaklanmaktadır. Ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal eşitsizliklerin kentin temel karakteristiği haline gelmesi toplumsal katmanlar arasındaki sosyal mesafe makasını açmasıyla toplumsal katmanlar birbirine yabancılaşmış, birbirleri için öteki haline dönüşmüştür. Günümüz modern kentleri toplumsal sınıf farklılıkları üzerinden fiziksel mesafenin az, sosyal mesafenin çok olduğu ve toplumsal bütünleşmenin giderek zorlaştığı kırılgan yapıları içermektedir. Yer bilimlerine ait olan “fay hattı” kavramını sosyal bilimlere uyarladığımızda, toplumsal katmanlar arasındaki kırılgan fay hatları her geçen gün derinleşmektedir. Çalışma, toplumsal fay hatlarının esnekliğinin azaldığı, toplumsal bütünleşmenin giderek güçleştiği, çatışma potansiyelinin ortaya çıktığı kentsel mekânlardaki bu durumu betimsel bir yaklaşımla ele almayı ve otaya koymayı amaçlamaktadır. The inequalities experienced in every area of social life did not emerge with today’s modern societies. Throughout history, inequalities have arisen, particularly since the time when humans began living in communities and discovered surplus production. With the production of more than what is consumed, or the ready acquisition from nature, the foundations of the first inequalities were laid. The problem of storing, protecting, and sharing this product brought about the emergence of the first hierarchical/stratified structures, based on biological characteristics such as age and gender, within the patriarchal order. This hierarchical and stratified system has been an unchanging feature of the historical process. With the occurrence of the Industrial Revolution and the emergence of the industrial bourgeoisie alongside the commercial bourgeoisie, both modern cities and nation-state structures began to take shape. At the foundation of today’s modern society and modern state lies the phenomenon of a class-based society rooted in the capitalist mode of production. With the rise of class society, the earlier hierarchical and stratified system multiplied, giving way to social structures in which inequalities deepened. With the Industrial Revolution, the transformation of manufacturing into mass production increased the demand for labor and triggered migration from the countryside to the cities. This intense rural-to-urban migration paved the way for today’s modern urbanization, introduced cities to large population masses, and turned urban structures into spatial units where inequalities reached their peak. This study focuses precisely on this point. As economic, social, cultural, and political inequalities become the fundamental characteristic of the city, the widening social distance between social strata has led to alienation, turning them into ‘others’ for one another. The study aims, through a descriptive approach, to examine and reveal this situation in urban spaces where the flexibility of social fault lines has diminished, social integration has become increasingly difficult, and the potential for conflict has emerged.
Title: Toplumsal Fay Hatlarının Mekânı Kentler
Description:
Toplumsal yaşamın her alanında yaşanan eşitsizlikler günümüz modern toplumları ile ortaya çıkmadı.
Tarihin her döneminde özellikle insanoğlunun topluluklar halinde yaşamaya başlaması ve artık ürünü keşfetmesiyle başlar.
Tüketilenden daha fazlanın üretilmesi veya doğadan hazır elde edilmesiyle birlikte ilk eşitsizliklerin temeli atılır.
Bu ürünün saklanması, korunması ve paylaşılması sorunu ataerkil düzende yaş ve cinsiyet gibi biyolojik özellikler temelinde ilk hiyerarşik/tabakalaşmaya dayalı yapının ortaya çıkmasını beraberinde getirdi.
Bu hiyerarşik ve tabakalı sistem tarihsel sürecin değişmez özelliği olmuştur.
Ortaçağın sonlarında ticaret burjuvazisinin ortaya çıkmasıyla feodal sistemin sonu gelmiş, bugünkü modern kapitalist toplumun temelleri atılmıştır.
Sanayi Devrimi’nin gerçekleşmesi ile ticaret burjuvazisinin yanında sanayi burjuvazisinin ortaya çıkması ile hem modern kentler hem de ulus-devlet yapıları oluşmaya başlamıştır.
Bugün ulaşılan modern toplum/modern devlet olgusunun temelinde kapitalist üretim tarzına dayalı sınıflı toplum olgusu yatmaktadır.
Sınıflı toplum yapısı ile kendisinden önceki hiyerarşik ve tabakalı sistem katlanarak eşitsizliklerin derinleştiği toplumsal yapılar ortaya çıkmıştır.
Endüstri devrimi ile birlikte manifaktür üretimin seri üretime dönüşmesi işgücüne duyulan talebi arttırmış kırdan kente göçü tetiklemiştir.
Kırdan kente yoğunlaşan göç, bugünkü modern kentleşmenin önünü açmış, kentlerin yoğun nüfus kitleleri ile tanışmasına yol açmış ve kentsel yapıları eşitsizliklerin zirve yaptığı mekânsal birimlere dönüştürmüştür.
Bu çalışma tam da bu noktaya odaklanmaktadır.
Ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal eşitsizliklerin kentin temel karakteristiği haline gelmesi toplumsal katmanlar arasındaki sosyal mesafe makasını açmasıyla toplumsal katmanlar birbirine yabancılaşmış, birbirleri için öteki haline dönüşmüştür.
Günümüz modern kentleri toplumsal sınıf farklılıkları üzerinden fiziksel mesafenin az, sosyal mesafenin çok olduğu ve toplumsal bütünleşmenin giderek zorlaştığı kırılgan yapıları içermektedir.
Yer bilimlerine ait olan “fay hattı” kavramını sosyal bilimlere uyarladığımızda, toplumsal katmanlar arasındaki kırılgan fay hatları her geçen gün derinleşmektedir.
Çalışma, toplumsal fay hatlarının esnekliğinin azaldığı, toplumsal bütünleşmenin giderek güçleştiği, çatışma potansiyelinin ortaya çıktığı kentsel mekânlardaki bu durumu betimsel bir yaklaşımla ele almayı ve otaya koymayı amaçlamaktadır.
The inequalities experienced in every area of social life did not emerge with today’s modern societies.
Throughout history, inequalities have arisen, particularly since the time when humans began living in communities and discovered surplus production.
With the production of more than what is consumed, or the ready acquisition from nature, the foundations of the first inequalities were laid.
The problem of storing, protecting, and sharing this product brought about the emergence of the first hierarchical/stratified structures, based on biological characteristics such as age and gender, within the patriarchal order.
This hierarchical and stratified system has been an unchanging feature of the historical process.
With the occurrence of the Industrial Revolution and the emergence of the industrial bourgeoisie alongside the commercial bourgeoisie, both modern cities and nation-state structures began to take shape.
At the foundation of today’s modern society and modern state lies the phenomenon of a class-based society rooted in the capitalist mode of production.
With the rise of class society, the earlier hierarchical and stratified system multiplied, giving way to social structures in which inequalities deepened.
With the Industrial Revolution, the transformation of manufacturing into mass production increased the demand for labor and triggered migration from the countryside to the cities.
This intense rural-to-urban migration paved the way for today’s modern urbanization, introduced cities to large population masses, and turned urban structures into spatial units where inequalities reached their peak.
This study focuses precisely on this point.
As economic, social, cultural, and political inequalities become the fundamental characteristic of the city, the widening social distance between social strata has led to alienation, turning them into ‘others’ for one another.
The study aims, through a descriptive approach, to examine and reveal this situation in urban spaces where the flexibility of social fault lines has diminished, social integration has become increasingly difficult, and the potential for conflict has emerged.

Related Results

PEYZAJ TASARIM MEKANLARINI ANLAMLANDIRMA SÜRECİ: İZMİR KONAK MEYDANI VE ÇEVRESİNİN GÖSTERGEBİLİMSEL ANALİZİ
PEYZAJ TASARIM MEKANLARINI ANLAMLANDIRMA SÜRECİ: İZMİR KONAK MEYDANI VE ÇEVRESİNİN GÖSTERGEBİLİMSEL ANALİZİ
Toplumun duygu, düşünce ve eğilimlerinin sonucunda oluşan yapısal çevre, bu esinlenmelerin izlerini sunarak, mekanın kullanıcıları hakkında çeşitli bilgileri vermektedir. Kentler i...
GÜVENLİ KENT ve KENT GÜVENLİĞİ ÜZERİNE BİR İRDELEME
GÜVENLİ KENT ve KENT GÜVENLİĞİ ÜZERİNE BİR İRDELEME
Kentler, insanların yerel ve ortak gereksinimlerini karşılamak üzere bir araya gelmeleriyle oluşan mekânlardır. Kentler, geçmişten günümüze pek çok ulus ve kültürden insana; fiziks...
ELEŞTİREL SOSYOLOJİ VE TOPLUMSAL HAREKETLER
ELEŞTİREL SOSYOLOJİ VE TOPLUMSAL HAREKETLER
Eleştirel sosyoloji genel olarak toplumsal hareketlerin tarihsellikleri ışığında toplumları değiştirme güçleri ve öznelleşmelerine odaklanmaktan ziyade, düzenli tekrarlılıklar, top...
Feminist Teoride Cinsiyet-Toplumsal Cinsiyet Kavramları ve Eleştiriler
Feminist Teoride Cinsiyet-Toplumsal Cinsiyet Kavramları ve Eleştiriler
Toplumsal cinsiyet kavramı psikanalist J. Robert Stoller’ın 1968’de yazdığı “Sex and Gender” adlı kitabında cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkiyi incelemesiyle femini...
Yayın Hizmetlerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kararlarına Dayalı Bir İnceleme
Yayın Hizmetlerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kararlarına Dayalı Bir İnceleme
Cinsiyet, erkek ve dişiyi birbirinden ayıran biyolojik özellikleri, toplumsal cinsiyet ise erkek ve dişi olmaya kültür tarafından yüklenen özellikler bütününü ifade etmektedir. Top...
Toplumsal Cinsiyet ve Pazarlama İlişkisine Kuramsal Bakış
Toplumsal Cinsiyet ve Pazarlama İlişkisine Kuramsal Bakış
Bu çalışma, toplumsal cinsiyetin pazarlama bilimi ile ilişkisini teorik bir perspektifle ele almakta, pazarlama stratejileri ile toplumsal cinsiyet arasındaki etkileşimi kapsamlı b...
Toplumsal Cinsiyet ve Cami: Kadinlar Camilerde Platformu Örneği
Toplumsal Cinsiyet ve Cami: Kadinlar Camilerde Platformu Örneği
Sosyal bilimlerin önemli tartışma alanlarından biri olan toplumsal cinsiyet, kadın ve erkek şeklindeki kategorik ayrımın sosyo-kültürel boyutuna odaklanmaktadır. Toplumsal cinsiyet...
İCRA VE FASIL MEKÂNI OLARAK ÂŞIK KAHVEHANELERİ: ANKARA ÂŞIKLAR GÖNÜL KONAĞI
İCRA VE FASIL MEKÂNI OLARAK ÂŞIK KAHVEHANELERİ: ANKARA ÂŞIKLAR GÖNÜL KONAĞI
Sosyalleşme ve eğlence mekânı gibi gündelik pratik ve kamusal mekân işlevlerine sahip, sosyal yaşamın temel kurumlarından biri ve bir toplumsal buluşma mekânı olan kahvehanelerin, ...

Back to Top