Javascript must be enabled to continue!
Birinci Balkan Harbi’nde Çatalca’da Alaiye Redif Taburu ve Bulgar Baskını
View through CrossRef
Osmanlı Devleti, ondokuzuncu yüzyılda ciddi sorunlarla uğraşırken; azınlıkların çıkardıkları isyanlar devleti oldukça yıprattı. Emperyalist güçlerin tahrik ve desteleri ile Balkan ulusları teker teker ayrıldılar. Yirminci yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti’nin Balkan topraklarından pay alabilmek için harekete geçtiler. Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ bir araya gelip aralarında anlaştıktan sonra Osmanlı Devleti’ne savaş açtılar. Hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, Trablusgarp’ta savaştığı İtalya ile Uşi Antlaşmasını imzalayıp süratle Balkanlara döndü. Seferberlik ilan edilip askerler silah altına çağrıldı. Seferberlik emri Alaiye Redif Taburu askerlerine gönderildi. Emir gereği toplanan tabur, Balkan Harbi’ne katılmak üzere, 30 Ekim 1912’de İstanbul’a ulaştı. 1 Kasım 1912’de Çerkezköy’de orduya katıldı. Doğu Trakya’yı düşüren Bulgarlar, İstanbul’a doğru harekete geçince, Çatalca’da Bulgarlara karşı bir savunma hattı oluşturuldu. Alaiye Redif Taburu’na da bu savunma hattında görev verildi. 17 Kasım 1912 gecesi, İleri Tabya’ya gönderildiler. Tabya’ya geldiklerinde hiçbir şeyden haberleri yoktu. Tabya ilerisinde Türk birlikleri olduğu düşüncesiyle tabyadaki hendekler içerisine yerleşip herhangi bir önlem almadan uykuya daldılar. Bu sırada verdikleri kaybın intikamını almak üzere harekete geçen Bulgarlar, 18 Kasım 1912 sabahı bir baskınla Alaiye Redif Taburu askerlerini uykuda yakalayıp süngüden geçirdiler. Askerlerin çoğu şehit düşerken; İleri Tabya Bulgarların eline geçti. Karşı hareketle Türk Ordusu tabyayı geri aldı. Böylece Bulgarlar, anlaşma masasına oturmak zorunda kaldılar.
Kahramanmaras Sutcu Imam Universitesi Sosyal Bilimler Dergisi
Title: Birinci Balkan Harbi’nde Çatalca’da Alaiye Redif Taburu ve Bulgar Baskını
Description:
Osmanlı Devleti, ondokuzuncu yüzyılda ciddi sorunlarla uğraşırken; azınlıkların çıkardıkları isyanlar devleti oldukça yıprattı.
Emperyalist güçlerin tahrik ve desteleri ile Balkan ulusları teker teker ayrıldılar.
Yirminci yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti’nin Balkan topraklarından pay alabilmek için harekete geçtiler.
Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ bir araya gelip aralarında anlaştıktan sonra Osmanlı Devleti’ne savaş açtılar.
Hazırlıksız yakalanan Osmanlı Devleti, Trablusgarp’ta savaştığı İtalya ile Uşi Antlaşmasını imzalayıp süratle Balkanlara döndü.
Seferberlik ilan edilip askerler silah altına çağrıldı.
Seferberlik emri Alaiye Redif Taburu askerlerine gönderildi.
Emir gereği toplanan tabur, Balkan Harbi’ne katılmak üzere, 30 Ekim 1912’de İstanbul’a ulaştı.
1 Kasım 1912’de Çerkezköy’de orduya katıldı.
Doğu Trakya’yı düşüren Bulgarlar, İstanbul’a doğru harekete geçince, Çatalca’da Bulgarlara karşı bir savunma hattı oluşturuldu.
Alaiye Redif Taburu’na da bu savunma hattında görev verildi.
17 Kasım 1912 gecesi, İleri Tabya’ya gönderildiler.
Tabya’ya geldiklerinde hiçbir şeyden haberleri yoktu.
Tabya ilerisinde Türk birlikleri olduğu düşüncesiyle tabyadaki hendekler içerisine yerleşip herhangi bir önlem almadan uykuya daldılar.
Bu sırada verdikleri kaybın intikamını almak üzere harekete geçen Bulgarlar, 18 Kasım 1912 sabahı bir baskınla Alaiye Redif Taburu askerlerini uykuda yakalayıp süngüden geçirdiler.
Askerlerin çoğu şehit düşerken; İleri Tabya Bulgarların eline geçti.
Karşı hareketle Türk Ordusu tabyayı geri aldı.
Böylece Bulgarlar, anlaşma masasına oturmak zorunda kaldılar.
Related Results
İstanbul’daki Bulgar Yapıları ve Feriköy’de Sveti Dimitar Kilisesi’nin İnşası
İstanbul’daki Bulgar Yapıları ve Feriköy’de Sveti Dimitar Kilisesi’nin İnşası
Bulgarların Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentine akın etmesi özellikle 19. yüzyılda hızlanmıştır. 19. yüzyıl boyunca İstanbul’da çeşitli işlerde çalışmış Bulgarlar, bugün bazıları ...
1897 TÜRK-YUNAN HARBİ’NDE TRABZON REDİF TABURLARI
1897 TÜRK-YUNAN HARBİ’NDE TRABZON REDİF TABURLARI
Bağımsızlığını kazanmasının ardından Yunanistan’ın bitmek bilmeyen
genişleme arzusu dolayısıyla, Osmanlı tebaası Rumları devlete karşı sürekli
kışkırtmaktaydı. Alınan tedbirlerin...
İstanbul'dan Hatıralar (1870-1890)
İstanbul'dan Hatıralar (1870-1890)
Konstantin Veliçkov’un “İstanbul’dan Hatıralar (1870-1890)” adlı hatıratı, yazarın İstanbul’da dair anılarını ve izlenimlerini Bulgar milli hareketine olan yansımaları ile ele aldı...
Birinci Dünya Harbi Sina-Filistin Cephesi’nde Alman Havacılarının Faaliyetleri
Birinci Dünya Harbi Sina-Filistin Cephesi’nde Alman Havacılarının Faaliyetleri
İngiltere ve Almanya arasındaki siyasal mücadelenin bir sonucu olarak başlayan Birinci Dünya Harbi’ne, diğer devletler de kendi çıkarları ekseninde dâhil olmuştur. Bu kapsamda Osma...
BALKAN ANTANTI BASIN KONFERANSLARI
BALKAN ANTANTI BASIN KONFERANSLARI
Balkan Antantı Basın Konferansları, 9 Şubat 1934’te kabul edilen Balkan Antantı’nın yol açtığı önemli gelişmeler arasında yer almaktadır. Birincisi 1936 yılında Bükreş’te düzenlene...
BALKAN DİL BİRLİĞİ’NDE TÜRKÇENİN ROLÜ
BALKAN DİL BİRLİĞİ’NDE TÜRKÇENİN ROLÜ
Bu çalışma, Balkan Dil Birliği’nde Türkçenin ve Balkan dilleri (Arnavutça, Arumence (Ulahça), Bulgarca, Rumence ve Yunanca) arasındaki dil birliğinin tarihî yönlerini incelerken Tü...
The Balkan Wars
The Balkan Wars
Described as the "sick man of Europe" by the Great Powers, the Ottoman Empire in the early twentieth century was in terminal decline. The newly independent Balkan states—Greece, Se...
Ahmed Paşa ve Ahmed-i Rıdvân’ın “la’l” redifli kasidelerinin mukayesesi
Ahmed Paşa ve Ahmed-i Rıdvân’ın “la’l” redifli kasidelerinin mukayesesi
Klâsik dönem Türk şairleri, şiirlerinde birçok malzemeyi farklı tasavvurlarla söz konusu etmişlerdir. Bir kısım unsurları ise, değişik nazım şekillerinde redif olarak seçmişlerdir....


