Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Sebk-i Hindî Tesiri Bağlamında Mahvî Dîvânı’nda Karamsarlık

View through CrossRef
Sebk-i Hindî, Fars edebiyatı ve Hint sanat zevkinin senteziyle meydana gelmiş olup klasik Türk şiirinde XVII. yüzyıl ortalarında görülmeye başlamıştır. Klasik Türk edebiyatında kendine has nitelikler de gösteren bu üslup, XVII ve XVIII. yüzyıllarda Nefî, Fehîm-i Kadîm, Şeh¬rî, İsmetî, Nailî, Nedîm-i Kadîm, Neşâtî, Râsih, Nâbî, Arpaeminizâde Sâmî, Halepli Edîb ve Şeyh Galib gibi şairler üze¬rinde etkili olmuştur. XVII. yüzyıl şairlerinden Mahvî Ahmed Çelebi de Sebk-i Hindî’nin tesirinde kalan ve şiirlerinde bu üslubun dil ve muhteva özelliklerini belirgin bir biçimde kullanan şairlerden biridir. Mahvî’nin hayatı hakkındaki bilgiler oldukça sınırlıdır. Kütahyalı olduğu anlaşılan şairin mesleğine dair bilgiler de mevcut değildir. Şairin bilinen tek eseri dîvânıdır. Mahvî’nin şiirlerinde, Sebk-i Hindî tesirindeki şairlerin eserlerinde çoğunlukla hâkim olan ve Sebk-i Hindî şiirinin ana temaları arasında yer alan ızdırap ve karamsarlığın yoğun bir biçimde görülmesi dikkat çekmektedir. Sebk-i Hindî’yi benimseyen şairlerin şiirlerinde genellikle insanın dış dünyasından daha ziyade iç dünyasına yöneliş söz konusudur. Şairler, dış dünyayı da kendi duygu ve hayallerini anlatmada kullanmıştır. Bu durum ızdırap, elem, karamsarlık gibi ruh hâllerini Sebk-i Hindî şiirinin konularından biri hâline getirmiştir. Bu çalışmada da Mahvî’nin şiirlerinden seçilen örnek beyitlerle şairin şiirlerinde dikkat çekici boyutta yer alan karamsar ruh hâli gösterilmiştir. Mahvî’nin şiirlerinde talihsizliğini bildiren ifadelerin fazlalığı, şiirlerinin neredeyse tamamına hâkim olan düşkünlük ve ümitsizlik hâli, şairin olumsuzluk çağrıştıran “Mahvî” mahlasını tercih etmesi Sebk-i Hindî tesiri bağlamında değerlendirilmiştir.
Mavi Atlas
Title: Sebk-i Hindî Tesiri Bağlamında Mahvî Dîvânı’nda Karamsarlık
Description:
Sebk-i Hindî, Fars edebiyatı ve Hint sanat zevkinin senteziyle meydana gelmiş olup klasik Türk şiirinde XVII.
yüzyıl ortalarında görülmeye başlamıştır.
Klasik Türk edebiyatında kendine has nitelikler de gösteren bu üslup, XVII ve XVIII.
yüzyıllarda Nefî, Fehîm-i Kadîm, Şeh¬rî, İsmetî, Nailî, Nedîm-i Kadîm, Neşâtî, Râsih, Nâbî, Arpaeminizâde Sâmî, Halepli Edîb ve Şeyh Galib gibi şairler üze¬rinde etkili olmuştur.
XVII.
yüzyıl şairlerinden Mahvî Ahmed Çelebi de Sebk-i Hindî’nin tesirinde kalan ve şiirlerinde bu üslubun dil ve muhteva özelliklerini belirgin bir biçimde kullanan şairlerden biridir.
Mahvî’nin hayatı hakkındaki bilgiler oldukça sınırlıdır.
Kütahyalı olduğu anlaşılan şairin mesleğine dair bilgiler de mevcut değildir.
Şairin bilinen tek eseri dîvânıdır.
Mahvî’nin şiirlerinde, Sebk-i Hindî tesirindeki şairlerin eserlerinde çoğunlukla hâkim olan ve Sebk-i Hindî şiirinin ana temaları arasında yer alan ızdırap ve karamsarlığın yoğun bir biçimde görülmesi dikkat çekmektedir.
Sebk-i Hindî’yi benimseyen şairlerin şiirlerinde genellikle insanın dış dünyasından daha ziyade iç dünyasına yöneliş söz konusudur.
Şairler, dış dünyayı da kendi duygu ve hayallerini anlatmada kullanmıştır.
Bu durum ızdırap, elem, karamsarlık gibi ruh hâllerini Sebk-i Hindî şiirinin konularından biri hâline getirmiştir.
Bu çalışmada da Mahvî’nin şiirlerinden seçilen örnek beyitlerle şairin şiirlerinde dikkat çekici boyutta yer alan karamsar ruh hâli gösterilmiştir.
Mahvî’nin şiirlerinde talihsizliğini bildiren ifadelerin fazlalığı, şiirlerinin neredeyse tamamına hâkim olan düşkünlük ve ümitsizlik hâli, şairin olumsuzluk çağrıştıran “Mahvî” mahlasını tercih etmesi Sebk-i Hindî tesiri bağlamında değerlendirilmiştir.

Related Results

BİR SEBK-İ HİNDÎ ŞAİRİ OLAN FEHÎM-İ KADÎM’İN ŞİİRİNDE ORİJİNALLİĞİN ANAHTARLARI
BİR SEBK-İ HİNDÎ ŞAİRİ OLAN FEHÎM-İ KADÎM’İN ŞİİRİNDE ORİJİNALLİĞİN ANAHTARLARI
Bu çalışmada Fehîm-i Kadîm Dîvânı esas alınarak sebk-i Hindî’nin şiirde yeniliğe giderken hangi yolları izlediğini göstermek amaçlanmıştır. Elbette sadece bir şairin divanı incelem...
Osman Nuri Taşkent Öncülüğünde Bir Kıraat Eğitimi Kursu: Adapazarı Dârül-huffâzı
Osman Nuri Taşkent Öncülüğünde Bir Kıraat Eğitimi Kursu: Adapazarı Dârül-huffâzı
Osmanlı döneminde medreseler arasında yer alan ve kıraat eğitimi veren dârülkur’ânlar 3 Mart 1924’te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrasında Kur’ân kursuna dönüştü. Bu durum ...
Sebk-i Türkistânî/Horâsânî'ye Dair
Sebk-i Türkistânî/Horâsânî'ye Dair
Klâsik Türk edebiyatında şairlerin, dil ve muhteva açısından çeşitli üslupların tesiriyle şiirler kaleme aldığı gerçeği karşısında edebiyat araştırmalarında üslup çalışmaları göz a...
Sebk-i Hindî Çağında Fars Şiirinde Yeni Bir Kavram: Tüfek
Sebk-i Hindî Çağında Fars Şiirinde Yeni Bir Kavram: Tüfek
Bu çalışmada tüfek kavramının klasik Fars şiirindeki seyri üzerinde durulmuştur. Daha önce herhangi bir araştırmada ele alınmamış bu konu, maddi kültürün ve edebi normların etkileş...
Characteristics of Neurodiversity-Affirming Paediatric Occupational Therapy: A Scoping Review
Characteristics of Neurodiversity-Affirming Paediatric Occupational Therapy: A Scoping Review
Objective: The Research Project’s objective was to provide an overview of the available literature pertaining to Neurodiversity-Affirming (NDA) paediatric Occupational Therapy. Thi...
KÂTİBZÂDE MUSTAFA SÂKIB’IN “LA‘L” GAZELİ
KÂTİBZÂDE MUSTAFA SÂKIB’IN “LA‘L” GAZELİ
Kâtipzâde Sâkıb XVII. yüzyıl Divan şairlerindendir. Şairin şiirlerinde yaşadığı dönem gereği Sebk-i Hindî etkisi görülür. Babası gibi kâtiplik görevlerinde bulunmuş ve hattatlıkta ...
INVESTIGATION OF THE PRESENCE OF IDIOMS AND PROVERBS FROM KOCA RAGIP PAŞA'S DİVAN IN TURKISH TEXTBOOKS
INVESTIGATION OF THE PRESENCE OF IDIOMS AND PROVERBS FROM KOCA RAGIP PAŞA'S DİVAN IN TURKISH TEXTBOOKS
Bu tez, Koca Ragıp Paşa'nın Divanı'nda geçen deyim ve atasözlerinin günümüz Türkçe ders kitaplarındaki yer alma durumunu incelemektedir. Çalışma, Koca Ragıp Paşa'nın Divanı'nda bul...
NÂŞİD İBRAHİM BEY’İN “BAK” REDİFLİ GAZELİNİN ŞERHİ
NÂŞİD İBRAHİM BEY’İN “BAK” REDİFLİ GAZELİNİN ŞERHİ
XVIII. asır Osmanlı Devleti’nde siyasi, sosyal, iktisadi ve askerî sıkıntıların yaşandığı bir devirdir. Bu sıkıntılardan asrın sanat ve edebiyat hayatı fazla etkilenmemiş, az da ol...

Back to Top