Javascript must be enabled to continue!
Atatürk’ün Perspektifinden İzmir İktisat Kongresi
View through CrossRef
20 Kasım 1922 ile 4 Şubat 1923 tarihleri arasında devam etmiş olan
Lozan barış görüşmelerinin kesintiye uğradığı bir dönemde 17 Şubat-4 Mart
1923 tarihleri arasında İzmir'de gerçekleşmiş olan iktisat kongresi,
Türkiye'nin ekonomi tarihinin kilometre taşlarından biri olarak kabul edilir.
Türk iktisat tarihinde çok önemli ve belirleyici bir başlangıç olarak
görülen İzmir İktisat Kongresinin bu tarihlerde toplanmasının da bir anlamı
vardır. 15 Mayıs 1919 ile 9 Eylül 1922 arasında işgal altında kalmış
İzmir'de, konusu iktisat olan bir kongrenin düzenlenmesi dikkat çekicidir.
Askerî zaferle kurtarılmış bu şehirde iktisat kongresi düzenlemek, zaferi
hatırlatmak noktasında da önemlidir.
Aslında kongrenin adı "iktisat" başlığını içeriyorsa da yapısal olarak o
günkü ülke şartlarında ekonomiye yönelik konuşmalar ve kararlar alınmış
olsa da toplantının zaman ve mekân seçiminin, uluslararası siyaset açısından
verdiği güçlü mesajları vardı.
Lozan görüşmelerinin kesintiye uğramasına neden olan iktisadî
konuların varlığı, İzmir İktisat Kongresi'nin Mustafa Kemal Atatürk
açısından ne denli öneme sahip olduğunu gösteriyor. Barış görüşmelerinin
kesilmesine neden olan, başta Osmanlı döneminde Avrupalılara verilmiş
olan kapitülasyonların kabul edilmeyeceği mesajının net şekilde ortaya
konulduğu kongre, aynı zamanda Anadolu insanının kendi ayakları üzerinde;
ama çağdaş bir ekonomik yapının şartları ile gelişme azmini de dünyaya ilan
ediyordu.
Yabancı sermayeye karşı olunmayacağının belirtilmesi de Türkiye'nin
Avrupa ile ekonomik münasebetlerinin kesilmeyeceğinin mesajı olarak
değerlendirilebilir.
Tabii burada dikkat çeken, Avrupalılarla bu ekonomik ilişkinin
kapitülasyonlarla değil modern bir anlayışla yapılacağının hissettirilmesi idi. Yani kapitülasyonlar nedeniyle gümrüklerine hâkim olamayan bir ülke
olarak yaşayamayacağını Türkiye baştan beri söylemekteydi. Ama yine de
yabancı sermaye hususunun dile getirilmesi Türkiye'nin ilerleyen
zamanlarda ekonomik gelişiminde Avrupa'yı göz ardı etmeceğinin de bir
ifadesi idi.
Bu noktalardan bakıldığında İzmir'de toplanan iktisat kongresinde
Türkiye'nin ekonomik hürriyet elde edebilmek amacıyla Lozan
görüşmelerinde nelerden vazgeçmeyeceği ortaya konulurken yine de Lozan
Antlaşması'na imza koyacak devletlerin tamamen ekonomik hayatın dışında
kalmayacakları da hatırlatılıyordu. Kapitülasyonların kaldırılması
karşılığında 1929'a kadar mevcut gümrük uygulamalarının devamının kabul
edilmesi bu uzlaşının bir örneği olarak görülebilir.
Bu açıklamalar neticesinde 10. Uluslararası Atatürk Kongresi için
hazırlanacak bu bildiride 1923 İzmir İktisat Kongresi'nin bu tarihte
düzenlenmesinin yukarıda açıklanmaya çalışılan hususlar açısından ifade
ettiği anlam üzerinde durulacaktır.
Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları
Title: Atatürk’ün Perspektifinden İzmir İktisat Kongresi
Description:
20 Kasım 1922 ile 4 Şubat 1923 tarihleri arasında devam etmiş olan
Lozan barış görüşmelerinin kesintiye uğradığı bir dönemde 17 Şubat-4 Mart
1923 tarihleri arasında İzmir'de gerçekleşmiş olan iktisat kongresi,
Türkiye'nin ekonomi tarihinin kilometre taşlarından biri olarak kabul edilir.
Türk iktisat tarihinde çok önemli ve belirleyici bir başlangıç olarak
görülen İzmir İktisat Kongresinin bu tarihlerde toplanmasının da bir anlamı
vardır.
15 Mayıs 1919 ile 9 Eylül 1922 arasında işgal altında kalmış
İzmir'de, konusu iktisat olan bir kongrenin düzenlenmesi dikkat çekicidir.
Askerî zaferle kurtarılmış bu şehirde iktisat kongresi düzenlemek, zaferi
hatırlatmak noktasında da önemlidir.
Aslında kongrenin adı "iktisat" başlığını içeriyorsa da yapısal olarak o
günkü ülke şartlarında ekonomiye yönelik konuşmalar ve kararlar alınmış
olsa da toplantının zaman ve mekân seçiminin, uluslararası siyaset açısından
verdiği güçlü mesajları vardı.
Lozan görüşmelerinin kesintiye uğramasına neden olan iktisadî
konuların varlığı, İzmir İktisat Kongresi'nin Mustafa Kemal Atatürk
açısından ne denli öneme sahip olduğunu gösteriyor.
Barış görüşmelerinin
kesilmesine neden olan, başta Osmanlı döneminde Avrupalılara verilmiş
olan kapitülasyonların kabul edilmeyeceği mesajının net şekilde ortaya
konulduğu kongre, aynı zamanda Anadolu insanının kendi ayakları üzerinde;
ama çağdaş bir ekonomik yapının şartları ile gelişme azmini de dünyaya ilan
ediyordu.
Yabancı sermayeye karşı olunmayacağının belirtilmesi de Türkiye'nin
Avrupa ile ekonomik münasebetlerinin kesilmeyeceğinin mesajı olarak
değerlendirilebilir.
Tabii burada dikkat çeken, Avrupalılarla bu ekonomik ilişkinin
kapitülasyonlarla değil modern bir anlayışla yapılacağının hissettirilmesi idi.
Yani kapitülasyonlar nedeniyle gümrüklerine hâkim olamayan bir ülke
olarak yaşayamayacağını Türkiye baştan beri söylemekteydi.
Ama yine de
yabancı sermaye hususunun dile getirilmesi Türkiye'nin ilerleyen
zamanlarda ekonomik gelişiminde Avrupa'yı göz ardı etmeceğinin de bir
ifadesi idi.
Bu noktalardan bakıldığında İzmir'de toplanan iktisat kongresinde
Türkiye'nin ekonomik hürriyet elde edebilmek amacıyla Lozan
görüşmelerinde nelerden vazgeçmeyeceği ortaya konulurken yine de Lozan
Antlaşması'na imza koyacak devletlerin tamamen ekonomik hayatın dışında
kalmayacakları da hatırlatılıyordu.
Kapitülasyonların kaldırılması
karşılığında 1929'a kadar mevcut gümrük uygulamalarının devamının kabul
edilmesi bu uzlaşının bir örneği olarak görülebilir.
Bu açıklamalar neticesinde 10.
Uluslararası Atatürk Kongresi için
hazırlanacak bu bildiride 1923 İzmir İktisat Kongresi'nin bu tarihte
düzenlenmesinin yukarıda açıklanmaya çalışılan hususlar açısından ifade
ettiği anlam üzerinde durulacaktır.
Related Results
Halid Ziya Uşaklıgil’in Saray ve Ötesi Eserinde 1909-1915 Sultan Reşat Dönemi Osmanlı Sosyo-Ekonomik Durumuna Saray Penceresinden Bir Bakış
Halid Ziya Uşaklıgil’in Saray ve Ötesi Eserinde 1909-1915 Sultan Reşat Dönemi Osmanlı Sosyo-Ekonomik Durumuna Saray Penceresinden Bir Bakış
İktisat ve edebiyat iki ayrı bilim dalı olmasına rağmen disiplinler arası bir çalışmada bir araya getirebilmektir. Gerek iktisatçılar gerekse edebiyatçılar kendi bakış açılarıyla i...
1929 Dünya Ekonomik Krizi döneminde hukuki açıdan İzmir Limanı
1929 Dünya Ekonomik Krizi döneminde hukuki açıdan İzmir Limanı
Bu çalışmanın amacı, Atatürk Dönemi’nde İzmir Limanı’nın devlet idaresi altına alınmasında rol oynayan hukuki ve ekonomik etkenleri incelemek ve değerlendirmektir. Çalışmada ayrıca...
1948 TÜRKİYE İKTİSAT KONGRESİ VE BASINA YANSIMASI
1948 TÜRKİYE İKTİSAT KONGRESİ VE BASINA YANSIMASI
Türkiye Cumhuriyeti Devleti temellerini atmaya başladığı dönemde ekonomik kalkınmaya da büyük önem verdi. Çok erken tarihlerden itibaren ekonomik kalkınmada benimsenecek yol ve str...
ATATÜRK’ÜN BİLİNMEYEN BİR RÖPORTAJI
ATATÜRK’ÜN BİLİNMEYEN BİR RÖPORTAJI
Modern Türkiye’nin kurucusu Atatürk hakkında yapılan çalışmalar devam etmektedir. Bu, onun hakkında yeni bilgi ve belgelerin ortaya çıkmaya devam ettiği anlamına da gelmektedir. Sö...
AFGANİSTAN’DA ATATÜRK İMAJI
AFGANİSTAN’DA ATATÜRK İMAJI
Türkiye-Afganistan ilişkileri Osmanlı Devleti zamanında başlasa da resmi ve köklü ilişkiler bağlamında Mustafa Kemal Atatürk döneminde zirve noktaya taşınmıştır. Türkiye Cumhuriyet...
Aya Fotini Kız Okulu’ndan İzmir Atatürk Lisesi’ne Bir Binanın Serüveni
Aya Fotini Kız Okulu’ndan İzmir Atatürk Lisesi’ne Bir Binanın Serüveni
Osmanlı Modernleşmesi, İzmir, Mimari, Gayrimüslim, Eğitim Tanzimat Fermanı’nda okul açmayla ilgili net ifadeler bulunmamakla beraber, ayin ve adetleri gerçekleştirme özgürlüğü eğit...
KIBRIS TÜRKLERİNDE ATATÜRK SEVGİSİNİN SOSYOPSİKOLOJİK TEZAHÜRÜ OLARAK İSİMLER/ BABAM KEMAL, ÖĞRETMENİM MUSTAFA KEMAL
KIBRIS TÜRKLERİNDE ATATÜRK SEVGİSİNİN SOSYOPSİKOLOJİK TEZAHÜRÜ OLARAK İSİMLER/ BABAM KEMAL, ÖĞRETMENİM MUSTAFA KEMAL
Kıbrıs Türk nüfusunun atalarının, adanın 1571'de fethinin tamamlanmasının ardından, 1572 yılından itibaren Osmanlı Devleti iskân politikası ve usullerinden olan “sürgün” hükmüne da...
ATATÜRK VE SÜRYANİLER
ATATÜRK VE SÜRYANİLER
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olarak ülke toprakları üzerinde yaşayan bütün halkı Türk halkı olarak adlandırmıştır. Müslüman ya da gayrimüslim olduğuna ba...

