Javascript must be enabled to continue!
Türkiye-İsrail İlişkileri (1948-1960)
View through CrossRef
Yahudi Milliyetçiliği olarak isimlendirilen Siyonizm hareketi Yahudilerin Filistin’de bir devlet kurma fikrini savunmaktadır. Yahudiler bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için 1897’den itibaren çeşitli faaliyetlere başlamışlardır.İlk olarak Osmanlı Devleti nezdinde toprak talepleri faaliyetlerine girişen Yahudiler istedikleri sonucu alamamışlardır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Filistin bölgesinin İngiliz hâkimiyetine geçmesi üzerine 1917 yılında yayınlanan Balfour Deklarasyonu ile Filistin’de bir Yahudi Devleti kurma fikri hız kazanmıştır.Savaştan sonra bölgenin İngiliz mandasına verilmesi ile Yahudiler bölgede yerleşme faaliyetlerini artırmaya başlamışlardır. Bu durum Araplar tarafından tepkiyle karşılanmış ve iki taraf arasında çatışmalar yaşanmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, İngilizlerin 27 yıl boyunca süren manda yönetimini sona erdirmeleri ile 14 Mayıs 1948 tarihinde İsrail’in kuruluşu ilan edilmiştir. Bu süreç tüm dünya basınında olduğu gibi Türk basınında da dikkatle takip edilmiştir. Bölgesel ve uluslararası gelişmeler ışığında Türkiye, Müslüman ülkeler arasında İsrail’i tanıyan ilk devlet olmuştur. Bu durumun ortaya çıkmasına Türkiye’nin Batılı Devletler ile olan ilişkileri ve ABD’nin Türkiye-İsrail arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki çabaları etki etmiştir. Çalışmamızın amacı her iki ülkenin tarihinde önemli bir periyod olan 1948-1960 döneminde Türkiye-İsrail ilişkilerini incelemektir. Türkiye’nin İsrail Devleti ile ticari olarak istikrarlı, siyasi olarak inişli çıkışlı ilişkilerinin bulunduğu bu dönemin basın perspektifinden incelenerek daha iyi anlaşılabileceği düşünülmektedir. Çalışma esnasında, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan arşiv vesikalarından, dönemi kapsayan Cumhuriyet Gazetesi yayınlarından ve konu ile ilgili olan bilimsel araştırma ve kitaplardan istifade edilmiştir.
KARE (International Comparative Journal of Literature, History and Philosophy), Erciyes University
Title: Türkiye-İsrail İlişkileri (1948-1960)
Description:
Yahudi Milliyetçiliği olarak isimlendirilen Siyonizm hareketi Yahudilerin Filistin’de bir devlet kurma fikrini savunmaktadır.
Yahudiler bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için 1897’den itibaren çeşitli faaliyetlere başlamışlardır.
İlk olarak Osmanlı Devleti nezdinde toprak talepleri faaliyetlerine girişen Yahudiler istedikleri sonucu alamamışlardır.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Filistin bölgesinin İngiliz hâkimiyetine geçmesi üzerine 1917 yılında yayınlanan Balfour Deklarasyonu ile Filistin’de bir Yahudi Devleti kurma fikri hız kazanmıştır.
Savaştan sonra bölgenin İngiliz mandasına verilmesi ile Yahudiler bölgede yerleşme faaliyetlerini artırmaya başlamışlardır.
Bu durum Araplar tarafından tepkiyle karşılanmış ve iki taraf arasında çatışmalar yaşanmıştır.
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, İngilizlerin 27 yıl boyunca süren manda yönetimini sona erdirmeleri ile 14 Mayıs 1948 tarihinde İsrail’in kuruluşu ilan edilmiştir.
Bu süreç tüm dünya basınında olduğu gibi Türk basınında da dikkatle takip edilmiştir.
Bölgesel ve uluslararası gelişmeler ışığında Türkiye, Müslüman ülkeler arasında İsrail’i tanıyan ilk devlet olmuştur.
Bu durumun ortaya çıkmasına Türkiye’nin Batılı Devletler ile olan ilişkileri ve ABD’nin Türkiye-İsrail arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki çabaları etki etmiştir.
Çalışmamızın amacı her iki ülkenin tarihinde önemli bir periyod olan 1948-1960 döneminde Türkiye-İsrail ilişkilerini incelemektir.
Türkiye’nin İsrail Devleti ile ticari olarak istikrarlı, siyasi olarak inişli çıkışlı ilişkilerinin bulunduğu bu dönemin basın perspektifinden incelenerek daha iyi anlaşılabileceği düşünülmektedir.
Çalışma esnasında, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda bulunan arşiv vesikalarından, dönemi kapsayan Cumhuriyet Gazetesi yayınlarından ve konu ile ilgili olan bilimsel araştırma ve kitaplardan istifade edilmiştir.
Related Results
İsrail'in Ulus-Devlet Yasası
İsrail'in Ulus-Devlet Yasası
Çalışmada, devletin karakterini Yahudi halkının ulus-devleti olarak belirleyen İsrail'in ulus-devlet yasası incelenmektedir. İsrail Parlamentosu'nun 19 Temmuz 2018'de kabul ettiği ...
İran ve Suudi Arabistan Rekabetinin İsrail ve Filistin Sorunu Üzerinden Analizi
İran ve Suudi Arabistan Rekabetinin İsrail ve Filistin Sorunu Üzerinden Analizi
İran ve Suudi Arabistan, Ortadoğu bölge politikasında Filistin Meselesi ve diğer birçok meseleye yönelik farklı bakış açısına sahiptir. Ortadoğu’da İsrail’in varlığı ve bazı bölge ...
Zor bir Coğrafyanın Değişim Anahtarı Demokrasi ve Otoriterlik Arasında: İsrail
Zor bir Coğrafyanın Değişim Anahtarı Demokrasi ve Otoriterlik Arasında: İsrail
“İsrail”, kurulduğu günden bugüne Ortadoğu coğrafyasında önemli birçok gelişmeyi tetikleyen olaylar silsilesinin başını çeken bir konumda bulunmaktadır. Yahudi tarihine bakıldığınd...
Komunikasi kelompok Nabi Musa dengan Bani Israil Dalam Surah Al-Baqarah Ayat 67-71
Komunikasi kelompok Nabi Musa dengan Bani Israil Dalam Surah Al-Baqarah Ayat 67-71
Tujuan penelitian ini untuk mengetahui proses komunikasi kelompok Nabi Musa dengan Bani Israil dalam surah Al-Baqarah ayat 67-71. Jenis penelitian ini adalah penelitian kualitatif...
ORTA DOĞU GÜVENLİĞİNDE YENİ AÇILIMLAR VE İBRAHİM ANTLAŞMASI
ORTA DOĞU GÜVENLİĞİNDE YENİ AÇILIMLAR VE İBRAHİM ANTLAŞMASI
Orta Doğu’da 1948 yılında İsrail’in kurulmasıyla başlayan Arap-İsrail gerginliği ve bölgesel anlaşmazlıklar, küresel aktörlerin ve ilgili kurumların sürekli takibinde olmuştur. İsr...
ADNAN MENDERES DÖNEMİ TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ (1950-1960)
ADNAN MENDERES DÖNEMİ TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ (1950-1960)
Bu çalışmada, Adnan Menderes dönemi (1950-1960)
Türkiye-Irak ilişkileri konu edilmiştir. Çalışma, giriş ve üç bölümden
oluşturulmuştur. Çalışmanın giriş kısmında; Cumhuriyet dönemi...
TÜRKİYE-İRAN GÖÇ SİSTEMİ: SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİMLER
TÜRKİYE-İRAN GÖÇ SİSTEMİ: SÜREKLİLİK VE DEĞİŞİMLER
Amaç: Son yıllarda Türkiye’ye dair göç çalışmalarında ciddi bir artış gözlense de Türkiye-İran göç koridoruna dair araştırmalar sınırlı sayıdadır. Bu makalede Türkiye-İran Göç sist...
İnsancıl Hukuk Kuralları Çerçevesinde Duvar İnşasından Günümüze İsrail’in İşgal Altındaki Filistin Topraklarındaki Hukuk Dışı Yerleşimleri
İnsancıl Hukuk Kuralları Çerçevesinde Duvar İnşasından Günümüze İsrail’in İşgal Altındaki Filistin Topraklarındaki Hukuk Dışı Yerleşimleri
İşgal hukuku kapsamında işgal ettiği toprakları, egemen niteliğine sahip olmaksızın, geçici süre ile idare etme yetkisine sahip kabul edilen işgalci devlete ait en temel yükümlülük...

