Javascript must be enabled to continue!
Antik Bilgelikten İslâm Felsefesine: Tercüme Hareketinin Serencamı
View through CrossRef
Bu çalışma, İslâm dünyasında 7. yüzyıldan 10. yüzyıla kadar süren tercüme hareketinin tarihsel gelişimini ve bu sürecin İslâm düşüncesine etkilerini incelemektedir. Tercüme hareketi, İslâm medeniyetinin felsefe-bilim gelişiminde belirleyici bir dönemi simgelemektedir. Bu dönemde antik Yunan, Sâsânî ve Hint medeniyetlerinin birikimleri Arapçaya tercüme edilerek İslâm dünyasına taşınmış ve entelektüel bir sentezin temelleri atılmıştır. Bu çalışma tercüme hareketini üç ana aşamada ele almaktadır: Emevîler dönemindeki sınırlı tercümeler, Abbâsî Halifesi Mansûr ile başlayan sistematik tercüme faaliyetleri ve Halife Me’mûn döneminde zirveye ulaşan nazarî eserlerin tercümesi. Emevî döneminde tercümeler daha çok pratik ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapılırken, Abbâsîlerle birlikte tercüme faaliyetleri devlet politikasına dönüşmüş ve daha kapsamlı bir boyut kazanmıştır. Özellikle Halife Me’mûn döneminde Beytülhikme gibi kurumlar kurulmuş, felsefe-bilim metinlerinin tercümesi hız kazanmıştır. Bu süreçte Yunanca, Pehlevice ve Sanskritçe gibi dillerden Arapçaya yapılan tercümeler, Arapçanın bir felsefe-bilim dili hâline gelmesine katkıda bulunmuştur. Ayrıca İbnü’l-Mukaffa ve Huneyn b. İshak gibi önemli mütercimlerin rolleri ve bu hareketin İslâm’daki bilimsel üretime katkıları tartışılmıştır. Tercümelerin yalnızca bilgi aktarımı değil aynı zamanda İslâm düşüncesinin özgün gelişimi açısından bir katalizör işlevi gördüğü vurgulanmıştır. Antik metinlerin tercümesi, İslâm filozoflarının yeni kavramlar üretmesine ve bilgiyi özgün yorumlarla zenginleştirmesine zemin hazırlamıştır. Sonuç olarak tercüme hareketi, İslâm medeniyetinde bilimsel düşüncenin olgunlaşmasına ve Batı dünyasının entelektüel gelişimine önemli katkılar sunmuştur. Aynı zamanda bu hareket, İslâm dünyasının yalnızca antik bilgi birikimini miras almasını değil, bu birikime özgün katkılar sunmasını da sağlamıştır.
Title: Antik Bilgelikten İslâm Felsefesine: Tercüme Hareketinin Serencamı
Description:
Bu çalışma, İslâm dünyasında 7.
yüzyıldan 10.
yüzyıla kadar süren tercüme hareketinin tarihsel gelişimini ve bu sürecin İslâm düşüncesine etkilerini incelemektedir.
Tercüme hareketi, İslâm medeniyetinin felsefe-bilim gelişiminde belirleyici bir dönemi simgelemektedir.
Bu dönemde antik Yunan, Sâsânî ve Hint medeniyetlerinin birikimleri Arapçaya tercüme edilerek İslâm dünyasına taşınmış ve entelektüel bir sentezin temelleri atılmıştır.
Bu çalışma tercüme hareketini üç ana aşamada ele almaktadır: Emevîler dönemindeki sınırlı tercümeler, Abbâsî Halifesi Mansûr ile başlayan sistematik tercüme faaliyetleri ve Halife Me’mûn döneminde zirveye ulaşan nazarî eserlerin tercümesi.
Emevî döneminde tercümeler daha çok pratik ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapılırken, Abbâsîlerle birlikte tercüme faaliyetleri devlet politikasına dönüşmüş ve daha kapsamlı bir boyut kazanmıştır.
Özellikle Halife Me’mûn döneminde Beytülhikme gibi kurumlar kurulmuş, felsefe-bilim metinlerinin tercümesi hız kazanmıştır.
Bu süreçte Yunanca, Pehlevice ve Sanskritçe gibi dillerden Arapçaya yapılan tercümeler, Arapçanın bir felsefe-bilim dili hâline gelmesine katkıda bulunmuştur.
Ayrıca İbnü’l-Mukaffa ve Huneyn b.
İshak gibi önemli mütercimlerin rolleri ve bu hareketin İslâm’daki bilimsel üretime katkıları tartışılmıştır.
Tercümelerin yalnızca bilgi aktarımı değil aynı zamanda İslâm düşüncesinin özgün gelişimi açısından bir katalizör işlevi gördüğü vurgulanmıştır.
Antik metinlerin tercümesi, İslâm filozoflarının yeni kavramlar üretmesine ve bilgiyi özgün yorumlarla zenginleştirmesine zemin hazırlamıştır.
Sonuç olarak tercüme hareketi, İslâm medeniyetinde bilimsel düşüncenin olgunlaşmasına ve Batı dünyasının entelektüel gelişimine önemli katkılar sunmuştur.
Aynı zamanda bu hareket, İslâm dünyasının yalnızca antik bilgi birikimini miras almasını değil, bu birikime özgün katkılar sunmasını da sağlamıştır.
Related Results
Formulasi Konsep Moderasi Islam M Mucharom Syifa
Formulasi Konsep Moderasi Islam M Mucharom Syifa
Abstract:
The religious phenomenon of Islam in post-reform Indonesia is thought to have experienced extremism and radicalism. The explosion of terrorism in the name of Islam ...
Persepsi Masyarakat Kota Bengkulu Terhadap Paham Islam Moderat
Persepsi Masyarakat Kota Bengkulu Terhadap Paham Islam Moderat
Penelitian ini dilakukan untuk mendeskripsikan persepsi Masyarakat Kota Bengkulu terhadap Paham Islam Moderat, kemudian dari temuan data dilapangan akan dilakukan analisis secara m...
ANTİK YUNAN TOPLUMUNDA ENGELLİ OLMAK
ANTİK YUNAN TOPLUMUNDA ENGELLİ OLMAK
Antik Yunan toplumunda tıpkı diğer toplumlarda olduğu gibi bedensel ve ruhsal bakımdan engelli
olarak tanımlanan bireylerin mevcudiyeti görülmektedir. Fiziksel ve ruhsal anlamda...
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Sahabe Şiirlerinde Medine’ye Hicret
Allah Resûlü (s.a.v.),
haksızlıkların ve çarpık inanç biçimlerinin hüküm sürdüğü Mekke ortamında
dünyaya gelir ve kırk yaşına bastığında Yüce Allah tarafından peygamberlikle
görevl...
EKONOMI ISLAM DAN KAPITALISME (Merunut Benih Kapitalisme dalam Ekonomi Islam)
EKONOMI ISLAM DAN KAPITALISME (Merunut Benih Kapitalisme dalam Ekonomi Islam)
A discussion of the modern economic system, usually refers to two major systems, namely capitalism based on the capital markets (capital) and guided socialism which tried to solve ...
Studi Perbandingan Hukum Perkawinan Islam di Indonesia dan Thailand
Studi Perbandingan Hukum Perkawinan Islam di Indonesia dan Thailand
Penelitian ini bertujuan untuk (1) Memahami bagaimana sistem perkawinan nasional di Indonesia dan Thailand, (2) Latar belakang pemberlakuan hukum perkawinan Islam di Indonesia dan ...
Thomas Reid’in Eylem Felsefesinin Temel Kavramları Üzerine
Thomas Reid’in Eylem Felsefesinin Temel Kavramları Üzerine
Thomas Reid (1710-1796), Aydınlanma felsefesine önemli katkılarda bulunmuş İskoç düşünürdür. İskoç Sağduyu Okulu ve David Hume’un felsefesine getirdiği eleştirilerle tanınır. Epist...
LİBASYON VE TÜRK KÜLTÜRÜNDE SAÇI GELENEĞİ: RİTÜELİSTİK UYGULAMALAR VE KÜLTÜREL PARALELLİKLER
LİBASYON VE TÜRK KÜLTÜRÜNDE SAÇI GELENEĞİ: RİTÜELİSTİK UYGULAMALAR VE KÜLTÜREL PARALELLİKLER
Libasyon, antik dünyada tanrılara veya ruhlara sıvı sunulması yoluyla gerçekleştirilen dinsel bir ritüel pratiğidir. Genellikle şarap, su, süt veya yağ gibi sıvıların yere, tapınağ...


