Javascript must be enabled to continue!
TÂBÎLİK-METBÛLUK MÜNASEBETLERİ ÇERÇEVESİNDE SULTAN SANCAR DEVRİ SELÇUKLU PARALARI
View through CrossRef
Ortaçağ İslâm coğrafyasında siyasî yapılar arasındaki tâbîlik-metbûluk münasebetlerinin tam ve
doğru olarak anlaşılmasında sikkeler önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu devirde tâbî bir
hükümdar veya emîrin hutbede olduğu gibi darp ettirdiği sikkelerde de halifeden sonra metbû
hükümdarı ad lakap ve unvanlarıyla birlikte zikrettirmek zorunda olması tâbîlik (vasallık)
hukukunun gereklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu şekilde adının zikredildiği
sikkelere bakılarak bir metbû hükümdarın hâkimiyet sahasının genişliği de tespit edilebilmektedir.
Sancar, 490/1097 yılında ağabeyi Sultan Berkyaruk tarafından Horâsân melikliğine tayin
edilmesinden itibaren bir yönetici olarak altmış yıl hüküm sürmüştür. Bu sürenin ilk 22 yılını
Horâsân Meliki unvanıyla vasal bir statüde, son 38 yılını ise Büyük Selçuklu tahtında oturan
metbû bir hükümdar olarak geçirmiştir. Nitekim Sancar’ın darp ettirdiği sikkelerde de bu durumu
müşahede etmek mümkündür. Melik Sancar, hutbelerde ve sikkelerde tâbîlik hukukunun bir gereği
olarak sırasıyla Büyük Selçuklu tahtına oturan ağabeyleri Sultan Berkyaruk ve Sultan Muhammed
Tapar’ın isimlerini zikrettirmiştir. Öyle görünüyor ki, Sancar’ın Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun başına geçmesiyle birlikte
kestirdiği sikkelerde belirgin değişiklikler olmuştur. Artık o, vasal bir melik değil, sınırları doğuda
Kaşgar’dan batıda Bizans ve Mısır’a kadar uzanan Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun En Büyük
Sultan’ı olmuştur. Bundan böyle darp ettirdiği sikkelerde halifeden gayri hiçbir hükümdarın adını
zikrettirmek mecburiyetinde olmadığı gibi bilakis onlarca tâbî hükümdar ve melikin, paralarında
ismine yer vermek zorunda oldukları metbû bir hükümdar haline gelmiştir. Dolayısıyla bu
çalışmamızda, Sultan Sancar devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu’na tâbî devletler ve
atabegliglerden; Gazneliler, Batı Karahanlılar, Irak Selçuklu Devleti, Bâvendîler, Fars Atabegliği,
Musul Atabegliği ve Dimaşk Atabegliği’nin bastırdıkları paralardan bazılarını inceleyerek tâbîlik
metbûluk münasebetlerinin sikkeler üzerindeki şeklini ve mahiyetini ortaya koymaya çalışacağız.
Title: TÂBÎLİK-METBÛLUK MÜNASEBETLERİ ÇERÇEVESİNDE SULTAN SANCAR DEVRİ SELÇUKLU PARALARI
Description:
Ortaçağ İslâm coğrafyasında siyasî yapılar arasındaki tâbîlik-metbûluk münasebetlerinin tam ve
doğru olarak anlaşılmasında sikkeler önemli bir yer teşkil etmektedir.
Bu devirde tâbî bir
hükümdar veya emîrin hutbede olduğu gibi darp ettirdiği sikkelerde de halifeden sonra metbû
hükümdarı ad lakap ve unvanlarıyla birlikte zikrettirmek zorunda olması tâbîlik (vasallık)
hukukunun gereklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu şekilde adının zikredildiği
sikkelere bakılarak bir metbû hükümdarın hâkimiyet sahasının genişliği de tespit edilebilmektedir.
Sancar, 490/1097 yılında ağabeyi Sultan Berkyaruk tarafından Horâsân melikliğine tayin
edilmesinden itibaren bir yönetici olarak altmış yıl hüküm sürmüştür.
Bu sürenin ilk 22 yılını
Horâsân Meliki unvanıyla vasal bir statüde, son 38 yılını ise Büyük Selçuklu tahtında oturan
metbû bir hükümdar olarak geçirmiştir.
Nitekim Sancar’ın darp ettirdiği sikkelerde de bu durumu
müşahede etmek mümkündür.
Melik Sancar, hutbelerde ve sikkelerde tâbîlik hukukunun bir gereği
olarak sırasıyla Büyük Selçuklu tahtına oturan ağabeyleri Sultan Berkyaruk ve Sultan Muhammed
Tapar’ın isimlerini zikrettirmiştir.
Öyle görünüyor ki, Sancar’ın Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun başına geçmesiyle birlikte
kestirdiği sikkelerde belirgin değişiklikler olmuştur.
Artık o, vasal bir melik değil, sınırları doğuda
Kaşgar’dan batıda Bizans ve Mısır’a kadar uzanan Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun En Büyük
Sultan’ı olmuştur.
Bundan böyle darp ettirdiği sikkelerde halifeden gayri hiçbir hükümdarın adını
zikrettirmek mecburiyetinde olmadığı gibi bilakis onlarca tâbî hükümdar ve melikin, paralarında
ismine yer vermek zorunda oldukları metbû bir hükümdar haline gelmiştir.
Dolayısıyla bu
çalışmamızda, Sultan Sancar devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu’na tâbî devletler ve
atabegliglerden; Gazneliler, Batı Karahanlılar, Irak Selçuklu Devleti, Bâvendîler, Fars Atabegliği,
Musul Atabegliği ve Dimaşk Atabegliği’nin bastırdıkları paralardan bazılarını inceleyerek tâbîlik
metbûluk münasebetlerinin sikkeler üzerindeki şeklini ve mahiyetini ortaya koymaya çalışacağız.
Related Results
BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ’NİN GÛRLULAR DEVLETİ İLE SİYASÎ MÜNASEBETLERİ
BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ’NİN GÛRLULAR DEVLETİ İLE SİYASÎ MÜNASEBETLERİ
Büyük Selçuklu Devleti ve Gûrlu Devleti’nin siyasî münasebetleri hakkında kaynaklarda Sultan Sencer (512-552/1118-1157) dönemine kadar bir bilgi mevcut değildir. Sencer’in iktidarı...
Selçuklu Meliki Davud’un Saltanat Mücadelesi
Selçuklu Meliki Davud’un Saltanat Mücadelesi
Sultan Melikşah’ın 485/1092 yılında vefatıyla birlikte Büyük Selçuklu Devleti’nde taht mücadeleleri
başlamış, sonrasında oğulları Berkyaruk ve Muhammed Tapar arasındaki mücadelede...
ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİNDE CAM ÜRETİMİ; TEKNİKLER VE ÜRÜNLER
ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİNDE CAM ÜRETİMİ; TEKNİKLER VE ÜRÜNLER
Anadolu Selçuklu sanatı, 12. ve 13. yüzyıllarda Selçuklu Devleti'nin sanat anlayışını temsil eden önemli bir Türk sanatıdır. Farklı kültürlerin etkileşimiyle zenginleşen bu sanat; ...
Selçuklu-İlhanlı Devrine Ait Bilinmeyen Bir Ferman
Selçuklu-İlhanlı Devrine Ait Bilinmeyen Bir Ferman
Ortaçağ Türk-İslȃm devletlerine ait ancak sınırlı sayıdaki belge zamanın yok edici tahribatından kurtularak günümüze ulaşma imkȃnı bulabilmiştir. Bu çalışmada da ilk defa tanıtılar...
KARAMANOĞLU MEHMET BEY’İN KONYA MUHASARASI VE SİYAVUŞ’UN KİMLİĞİ
KARAMANOĞLU MEHMET BEY’İN KONYA MUHASARASI VE SİYAVUŞ’UN KİMLİĞİ
Türkiye Selçuklu Devleti, 1071 Malazgirt Savaşı’nın ardından kuruluşunu gerçekleştirmiş, kök salmak ve yurt tutmak ile geçen uzun yıllar sonunda Anadolu’da kendini kabul ettirebilm...
BİR SELÇUKLU HÂTUNUNUN BİYOGRAFİSİ: SELÇUK HÂTUN
BİR SELÇUKLU HÂTUNUNUN BİYOGRAFİSİ: SELÇUK HÂTUN
Abbâs ve Selçuklular arasında siyasi saikler ile pek çok evliliğin gerçekleştirildiğini görüyoruz. Esasen bu evliliklerin özellikle Büyük Selçuklu Devleti zamanında bu minval üzere...
BULAKBAŞI 8 YERLEŞMESİ VE KURGANLARI
BULAKBAŞI 8 YERLEŞMESİ VE KURGANLARI
Bulakbaşı 8 Yerleşmesi olarak adlandırılan merkez, Iğdır’ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Yazlık ve İslamköy köylerinin arasında bulunan düşük rakımlı bir lav tepesi üzerinde bulunmak...
EN-NÂSIR MUHAMMED DEVRİ MEMLÛK TÜRK DEVLETİ SAĞLAM, Ahmet, (2021), En-Nâsır Muhammed Devri Memlûk Türk Devleti, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara. ISBN: 978-975-17-4937-6, 1. Baskı, 439 s.
EN-NÂSIR MUHAMMED DEVRİ MEMLÛK TÜRK DEVLETİ SAĞLAM, Ahmet, (2021), En-Nâsır Muhammed Devri Memlûk Türk Devleti, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara. ISBN: 978-975-17-4937-6, 1. Baskı, 439 s.
Manisa-Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümü’nden 2008 yılında mezun olan Ahmet Sağlam, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı’ndan Tolunoğulları...

