Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

EPİLEPİSİ İSTATİSTİKLERİNİN BİZLERE SÖYLEDİKLERİ

View through CrossRef
Epilepsi insan hayatını tehdit edebilecek ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilecek oldukça ciddi bir hastalıktır. Bu nedenle yakın izlenmeli ve hastaların yaşam standartlarını mümkün olan en iyi durumda olması için gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir. Epilepsi temel olarak bir beyin hastalığıdır ve beyin kaynaklı olması nedeniyle tedavi konusunda da oldukça zorlanılmaktadır. Diğer beyin hastalıklarına göre en yaygın olarak görülmektedir. Dünya genelinde yaklaşık olarak 50 milyon kişinin bu hastalığı taşıdı- ğı tahmin edilmektedir. Buna ek olarak yine her yıl 2 milyon kişiye epilepsi teşhisi konulduğu belirtilmek- tedir. Ancak bundan çok daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Özellikle bazı epilepsi türlerinin hastalar yüzerinde yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek şekilde davranış göstermemesi bunun teşhisini zorlaştır- maktadır. Hatta hastalar bundan rahatsız olmadıkları için sağlık kuruluşlarına başvurmamaktadırlar. Epi- lepsi vakalarının yaklaşık %30’u çocukluk çağında başlarken, %20’den biraz fazlası ise gençlik döneminde kendisini göstermektedir. Geri kalan kısım ise yaşamın diğer evrelerinde görülmektedir. Ülkeler bazında bakıldığında hastaların yaklaşık %10’u Amerika Birleşik Dünya genelinde her yıl yaklaşık 5,5 milyon kişiye epilepsi tanısı konulmaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerde bu oran diğer ülke ve bölgelere göre 3 katı kadar daha yüksek görülmektedir. Bunun temel sebebinin beslenme kaynaklı olduğunu düşündürmek- tedir. Ancak epilepsili bireylerin yaklaşık olarak %70’i antiepileptik ilaçlar ile nöbet kontrolü yapabilmekte ve yaşam kalitelerini koruyabilmektedirler. Gelişmekte olan ülkelerde epilepsi oranları gelişmiş ülkelere göre daha düşük olmasına rağmen hastaların 3⁄4 ü bakımsızlıktan ve yeterince tedavi edilemediğinden ciddi sorunlar yaşamaktadırlar. Gelişmiş ülkelerde ise hastaların %90 kadarı anti epileptik ilaç kullanmaktadır. Hastaların büyük kısmı uygun tedavi ve ilaç kullanımıyla normal yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Epi- lepsi istatistikleri değerlendirildiğinde hastalığın adının konulmasından itibaren dikkatli bir şekilde izlen- mesiyle hastaların yaşam kalitelerinin korunması sağlanabilmektedir. Ayrıca her yıl 5,5 milyon kişiye bu hastalığın tanısının konulması hastalık üzerinde çok daha yoğun çalışılması gerektiğini göstermektedir. Beyin hastalığı olması nedeniyle hastalığın sadece ilaç olarak değil, aynı zamanda sosyal, psikolojik ve biyolojik olarak mücadelesinin nasıl yapılabileceği konusunda çalışmalar yapılmalıdır.
Title: EPİLEPİSİ İSTATİSTİKLERİNİN BİZLERE SÖYLEDİKLERİ
Description:
Epilepsi insan hayatını tehdit edebilecek ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilecek oldukça ciddi bir hastalıktır.
Bu nedenle yakın izlenmeli ve hastaların yaşam standartlarını mümkün olan en iyi durumda olması için gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir.
Epilepsi temel olarak bir beyin hastalığıdır ve beyin kaynaklı olması nedeniyle tedavi konusunda da oldukça zorlanılmaktadır.
Diğer beyin hastalıklarına göre en yaygın olarak görülmektedir.
Dünya genelinde yaklaşık olarak 50 milyon kişinin bu hastalığı taşıdı- ğı tahmin edilmektedir.
Buna ek olarak yine her yıl 2 milyon kişiye epilepsi teşhisi konulduğu belirtilmek- tedir.
Ancak bundan çok daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir.
Özellikle bazı epilepsi türlerinin hastalar yüzerinde yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek şekilde davranış göstermemesi bunun teşhisini zorlaştır- maktadır.
Hatta hastalar bundan rahatsız olmadıkları için sağlık kuruluşlarına başvurmamaktadırlar.
Epi- lepsi vakalarının yaklaşık %30’u çocukluk çağında başlarken, %20’den biraz fazlası ise gençlik döneminde kendisini göstermektedir.
Geri kalan kısım ise yaşamın diğer evrelerinde görülmektedir.
Ülkeler bazında bakıldığında hastaların yaklaşık %10’u Amerika Birleşik Dünya genelinde her yıl yaklaşık 5,5 milyon kişiye epilepsi tanısı konulmaktadır.
Özellikle gelişmiş ülkelerde bu oran diğer ülke ve bölgelere göre 3 katı kadar daha yüksek görülmektedir.
Bunun temel sebebinin beslenme kaynaklı olduğunu düşündürmek- tedir.
Ancak epilepsili bireylerin yaklaşık olarak %70’i antiepileptik ilaçlar ile nöbet kontrolü yapabilmekte ve yaşam kalitelerini koruyabilmektedirler.
Gelişmekte olan ülkelerde epilepsi oranları gelişmiş ülkelere göre daha düşük olmasına rağmen hastaların 3⁄4 ü bakımsızlıktan ve yeterince tedavi edilemediğinden ciddi sorunlar yaşamaktadırlar.
Gelişmiş ülkelerde ise hastaların %90 kadarı anti epileptik ilaç kullanmaktadır.
Hastaların büyük kısmı uygun tedavi ve ilaç kullanımıyla normal yaşamlarını sürdürebilmektedirler.
Epi- lepsi istatistikleri değerlendirildiğinde hastalığın adının konulmasından itibaren dikkatli bir şekilde izlen- mesiyle hastaların yaşam kalitelerinin korunması sağlanabilmektedir.
Ayrıca her yıl 5,5 milyon kişiye bu hastalığın tanısının konulması hastalık üzerinde çok daha yoğun çalışılması gerektiğini göstermektedir.
Beyin hastalığı olması nedeniyle hastalığın sadece ilaç olarak değil, aynı zamanda sosyal, psikolojik ve biyolojik olarak mücadelesinin nasıl yapılabileceği konusunda çalışmalar yapılmalıdır.

Related Results

Etik Yönetim Perspektifinden Kutadgu Bilig Değerlendirmesi
Etik Yönetim Perspektifinden Kutadgu Bilig Değerlendirmesi
Kamu yönetimlerinin halkın refah ve mutluluğunu sağlayacak şekilde kurgulanması ve geliştirilmesi, etik değer ve ilkeler temelinde şekillenecek yönetim anlayışlarının uygulamaya ko...
JEAN PAUL SARTRE’IN ÖZGÜRLÜK ANLAYIŞININ ÖNEMİ
JEAN PAUL SARTRE’IN ÖZGÜRLÜK ANLAYIŞININ ÖNEMİ
20. yüzyılın önde gelen filozof yazarlarından biri olan Jean Paul Sartre’ın özgürlük anlayışını çağdaşlarından ayıran en önemli nokta da özgürlük kavramını sorumluluk, bunaltı ve s...
TÜRKİYE’DE İŞ KAZASI İSTATİSTİKLERİNE YÖNELİK SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
TÜRKİYE’DE İŞ KAZASI İSTATİSTİKLERİNE YÖNELİK SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Türkiye’de iş kazalarının ortaya konulmasında en önemli kaynak Sosyal Güvenlik Kurumu yıllık istatistikleridir. İstatistikler içinde yer alan iş kazası tabloları, ülkede faaliyet g...
TÜRKİYE TEKSTİL SEKTÖRÜ İŞ KAZALARININ EĞİLİM VE GELECEK PERSPEKTİFLERİ, 2011-2020
TÜRKİYE TEKSTİL SEKTÖRÜ İŞ KAZALARININ EĞİLİM VE GELECEK PERSPEKTİFLERİ, 2011-2020
İnsanların sağlığı, can ve mal güvenliği, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle ciddi şekilde tehdit edilmektedir. Meydana gelen iş kazaları çalışanlara ve ailelerine onarıl...
ESKİ İSTANBUL’DA RAMAZAN VE MAHALLE BEKÇİLERİ
ESKİ İSTANBUL’DA RAMAZAN VE MAHALLE BEKÇİLERİ
Eski Ramazanlarda İstanbul’da hazırlıklar çok öncesinden başlamaktadır. Hem evlerde hem de dış mekânda gerçekleştirilen hazırlıklar için yetişkinler kadar çocuklar da heyecanlanırd...
HALK YAŞAMI (FOLKLİFE) BAĞLAMINDA ERZİNCANLI ÂŞIK HAŞİM SÜER’İN ŞİİR DÜNYASI
HALK YAŞAMI (FOLKLİFE) BAĞLAMINDA ERZİNCANLI ÂŞIK HAŞİM SÜER’İN ŞİİR DÜNYASI
Erzincanlı Âşık Haşim Süer’in şiir yazma, saz çalma süreçleri halk yaşamı çerçevesinde incelenecektir. Erzincan, halk zanaatları üretiminin devam ettirildiği, geleneksel ürünlerin ...
ASR-I SAADET’TEN FARKLI NAĞMELER
ASR-I SAADET’TEN FARKLI NAĞMELER
Asr-ı Saadet ve öncesindeki cahiliye dönemi dini ve siyasi yönü ile olduğu kadar, kültürel ve sosyal yönleri ile de incelenmeye değerdir. Bu sebeple dönemin sosyal hayatını ve kült...

Back to Top