Javascript must be enabled to continue!
KAYGUSUZ ABDÂL’IN ŞİİRLERİNDE EDEP
View through CrossRef
Kaygusuz Abdâl, XIV. asır sonları ile XV. asrın ilk yarısında yaşadığı düşünülen bir mutasavvıftır. Tasavvufi Türk Edebiyatı'nın en önemli temsilcilerinden biri olan Kaygusuz Abdâl, onbeşe yakın manzum ve mensur eserin şairi ve müellifidir. Bunların hemen hepsi tasavvufî neşveyle yazılmış ve tasavvufî muhtevada eserlerdir. Bektaşî erkânı içinde yetişen şair, aynı zamanda Alevî-Bektaşî Edebiyatı’nın da ilk ve en büyük temsilcisidir. Alevî-Bektaşî düşüncesinde edep insanın eline, diline, beline hâkim olmasıdır. Ebced hesabına göre “edeb” kelimesinin toplam değeri yedidir (ادب=1+4+2=7). Bu da edebin yedinci nefs mertebesine, yani nefs-i safiyeye ulaşıldığında tam olarak ortaya çıkacağını gösterir. İnsan o mertebeye gelinceye kadar nefs-i emmare’den nefs-i safiye’ye kadar yedi mertebeden geçer.
Edep, Tasavvufî Türk Edebiyatı’nda yalnızca görgü kuralları değil, kişinin varlık düzenine uygun davranması anlamına gelir. Bu bağlamda kâmil insandan ya da “bilenden” edep öğrenme vurgusu, usta-çırak geleneği, tekke terbiyesi ve sözlü kültürdeki hâl ilmi anlayışı ile ilişkilendirilmiştir. Edebin bireysel ahlâk, toplumsal düzen ve varlığın idraki açısından taşıdığı çok katmanlı anlam, tasavvufî düşüncesinin özünü oluşturur. Türk-İslam düşüncesinde edep kavramı, hem bireysel gelişimin hem toplumsal düzenin hem de vahdet-i vücûdun idrakinin merkezinde yer alır. Tasavvufî gelenekte edep, insanın hem iç hem dış dünyasında uyum ve dengeyi sağlayan temel bir ilke olarak kabul edilir. Bu bağlamda Anadolu irfanı ve sözlü kültüründe edep, çoğu zaman kısa fakat derinlikli söyleyişlerle ifade edilmiştir. Edep, ahlâkı güzelleştirmek, sözleri ve eylemleri saf hâle getirmektir. Edep, öğrenilen değil, içselleştirilen bir hâldir. Bu nedenle edebin kaynağı, yalnızca bilgili olmak değil, bilgiyi varlık hâline getirmekle ilişkilidir.
Bu çalışmada, Kaygusuz Abdâl’ın şiirlerinde edebe verilen önem ve değer üzerinde durulacaktır.
Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları Dergisi
Title: KAYGUSUZ ABDÂL’IN ŞİİRLERİNDE EDEP
Description:
Kaygusuz Abdâl, XIV.
asır sonları ile XV.
asrın ilk yarısında yaşadığı düşünülen bir mutasavvıftır.
Tasavvufi Türk Edebiyatı'nın en önemli temsilcilerinden biri olan Kaygusuz Abdâl, onbeşe yakın manzum ve mensur eserin şairi ve müellifidir.
Bunların hemen hepsi tasavvufî neşveyle yazılmış ve tasavvufî muhtevada eserlerdir.
Bektaşî erkânı içinde yetişen şair, aynı zamanda Alevî-Bektaşî Edebiyatı’nın da ilk ve en büyük temsilcisidir.
Alevî-Bektaşî düşüncesinde edep insanın eline, diline, beline hâkim olmasıdır.
Ebced hesabına göre “edeb” kelimesinin toplam değeri yedidir (ادب=1+4+2=7).
Bu da edebin yedinci nefs mertebesine, yani nefs-i safiyeye ulaşıldığında tam olarak ortaya çıkacağını gösterir.
İnsan o mertebeye gelinceye kadar nefs-i emmare’den nefs-i safiye’ye kadar yedi mertebeden geçer.
Edep, Tasavvufî Türk Edebiyatı’nda yalnızca görgü kuralları değil, kişinin varlık düzenine uygun davranması anlamına gelir.
Bu bağlamda kâmil insandan ya da “bilenden” edep öğrenme vurgusu, usta-çırak geleneği, tekke terbiyesi ve sözlü kültürdeki hâl ilmi anlayışı ile ilişkilendirilmiştir.
Edebin bireysel ahlâk, toplumsal düzen ve varlığın idraki açısından taşıdığı çok katmanlı anlam, tasavvufî düşüncesinin özünü oluşturur.
Türk-İslam düşüncesinde edep kavramı, hem bireysel gelişimin hem toplumsal düzenin hem de vahdet-i vücûdun idrakinin merkezinde yer alır.
Tasavvufî gelenekte edep, insanın hem iç hem dış dünyasında uyum ve dengeyi sağlayan temel bir ilke olarak kabul edilir.
Bu bağlamda Anadolu irfanı ve sözlü kültüründe edep, çoğu zaman kısa fakat derinlikli söyleyişlerle ifade edilmiştir.
Edep, ahlâkı güzelleştirmek, sözleri ve eylemleri saf hâle getirmektir.
Edep, öğrenilen değil, içselleştirilen bir hâldir.
Bu nedenle edebin kaynağı, yalnızca bilgili olmak değil, bilgiyi varlık hâline getirmekle ilişkilidir.
Bu çalışmada, Kaygusuz Abdâl’ın şiirlerinde edebe verilen önem ve değer üzerinde durulacaktır.
Related Results
Kaygusuz Abdal: Founder of Two Edges of Mediterranean – Entourage, Intention and Entity
Kaygusuz Abdal: Founder of Two Edges of Mediterranean – Entourage, Intention and Entity
The historical information about the biography of Kaygusuz Abdal; is inversely proportional to his recognition in the tradition and history of literature. As much as Kaygusuz's poe...
Mahtumkulu’nun Şiirlerinde Leff ü Neşr
Mahtumkulu’nun Şiirlerinde Leff ü Neşr
18. asrın önemli şahsiyetlerinden birisi olan Mahtumkulu’nun eserlerinde yazılı edebi bir stille karşılaşılır. Şiirlerinde aslında dönemin klasik edebi geleneğinin izleri görülmekt...
Mütareke’den Millî Mücadele’ye: Kemalettin Kamu’nun Şiirlerinde Bağımsızlık Kavramı ve Mustafa Kemal Atatürk
Mütareke’den Millî Mücadele’ye: Kemalettin Kamu’nun Şiirlerinde Bağımsızlık Kavramı ve Mustafa Kemal Atatürk
“Gurbet şairi” olarak bilinen Kemalettin Kamu şiire Osmanlı Devleti’nin yıkılma döneminde başlamış, ata yurdu olan Erzurum’un işgal edilişine şahitlik etmiş, işgalin yaşadığı yere ...
Didem Madak Şiirinde Dişil Yazının İzleri: Kadınlık, Bellek, Beden ve Dilin Çok Katmanlı Temsili
Didem Madak Şiirinde Dişil Yazının İzleri: Kadınlık, Bellek, Beden ve Dilin Çok Katmanlı Temsili
Bu çalışmada, Didem Madak'ın şiirleri, dişil yazı kuramı çerçevesinde derinlemesine incelenmiştir. Dişil yazı, kadınların ataerkil dil yapılarını sorgulayarak kendi deneyimlerini ö...
Ansızın Kalpte Uyanan: Âşık Veysel’in Şiirlerinde Kalbin Belleği
Ansızın Kalpte Uyanan: Âşık Veysel’in Şiirlerinde Kalbin Belleği
Bellek ve belleğe ilişkin olan hatıralar, hatırlama ve unutma gibi unsurlar, bireysel yaşantımızda merkezî bir rol oynarlar. Kimliğimizin inşasında kurucu bir rol üstlenen bellek, ...
Abdal Musa'nın "Dağların Taşların Yürümesi" Kerametinin Zaman, Mekân Ve Eşya Sem
Abdal Musa'nın "Dağların Taşların Yürümesi" Kerametinin Zaman, Mekân Ve Eşya Sem
Bu çalışma Abdal Musa Velâyetnâmesi’nde yer alan Dağların Taşların Yürümesi kerametinde zaman, mekân ve eşya kavramlarının sembolik açıdan incelemesini konu almaktadır. İslam dünya...
Âşık Veysel Şiirlerinde Tabiat Metaforu
Âşık Veysel Şiirlerinde Tabiat Metaforu
Tabiat ile insan arasındaki etkileşim, insanın yeryüzüne geldiği andan itibaren başlamaktadır. Tabiatın temelinde, anasır-ı erbaa olarak adlandırılan; toprak, su, hava ve ateş unsu...
Veysel Çolak ın Şiirlerinde “İnsan”
Veysel Çolak ın Şiirlerinde “İnsan”
Toplumcu gerçekçi bir şair-yazar olarak Veysel Çolak şiir ve şiir üzerine kaleme aldığı pek çok eserle tanınır durumdadır. Çolak’ın şiirlerinde, aşk, başkaldırı ve insan olmak üzer...

