Javascript must be enabled to continue!
TOPLUMSAL BELGECİLİK İLE ÇAĞDAŞ SANATIN KESİŞMESİ BAĞLAMINDA SUSAN MEISELAS VE “TARİHİ YENİDEN ÇERÇEVELEMEK” ÇALIŞMASI
View through CrossRef
Rönesans’ın ardından gelen aydınlanma süreci, insanoğlunun birçok alanda olduğu gibi sanatta da ilerlemesine ve kendini ifade etme biçimlerinde de farklılığa yol açmıştır. Öncelikle tasvir saray ve onun ön gördüğü konuların dışına çıkmış, gündelik hayatı kompozisyonlarının içine almıştır. Gündelik hayatın sanatın içerisine girmesi ile kayıt tutma alışkanlığı plastik sanatları da kendi kapsamına dahil etmiştir. Fotoğrafın keşfi, kendisine paralel olarak hızını artıran gündelik hayatın hızına yetişmek, onu daha hızlı, daha net ve daha tarafsız kaydetmek için adeta bir gereklilik olmuştur. Öncelikle “ideal toplum” inşasının bir öğesi olarak devletin elinde bir belgeleme aygıtı olan fotoğraf, yoğun kullanım ve dolayısıyla teknolojik açıdan hızlı gelişmesi nedeniyle hızlı bir şekilde bireysel kullanım alanına da girmiştir. Bu bireysel kullanım önceleri çok yadırgansa da sonraları daha tarafsız, daha çağdaş ve daha nesnel konuların ve bakış açılarının fotoğrafın alanına girmesine olanak sağlamıştır. Bunlardan en önemlisi “Toplumsal Belgecilik”tir. Toplumsal belge, içinde bulunduğumuz yüzyılda da devam eder şekilde, geçtiğimiz yüzyılda yaşanmış tüm felaket ve savaşların kaydını tutarak, insanoğlunun bu acıları tekrar yaşamaması için üstüne düşen görevi yerine getirmiştir. Bu bağlamda Susan Meiselas toplumsal belgeciliğin önde gelen temsilcilerinden biri olmuştur. Meiselas kendi çevresinden başlayarak tanık olduğu sosyal hayatı tarafsızlık ile yansıtmış, sonrasında bu anlatım dilini geliştirerek daha evrensel konuları izleyiciye aktarmayı kendine görev edinmiştir. Bu görevi başarıyla yerine getiren sanatçı, aynı zamanda fotoğrafın çağdaş sunum biçimleri ile de her yeni nesle ulaşabilecek şekilde kendini yenilemiş ve bu neslin belleğini tazeleyerek aynı sorunların tekrar yaşanmaması için elinden geleni yapmıştır.
Title: TOPLUMSAL BELGECİLİK İLE ÇAĞDAŞ SANATIN KESİŞMESİ BAĞLAMINDA SUSAN MEISELAS VE “TARİHİ YENİDEN ÇERÇEVELEMEK” ÇALIŞMASI
Description:
Rönesans’ın ardından gelen aydınlanma süreci, insanoğlunun birçok alanda olduğu gibi sanatta da ilerlemesine ve kendini ifade etme biçimlerinde de farklılığa yol açmıştır.
Öncelikle tasvir saray ve onun ön gördüğü konuların dışına çıkmış, gündelik hayatı kompozisyonlarının içine almıştır.
Gündelik hayatın sanatın içerisine girmesi ile kayıt tutma alışkanlığı plastik sanatları da kendi kapsamına dahil etmiştir.
Fotoğrafın keşfi, kendisine paralel olarak hızını artıran gündelik hayatın hızına yetişmek, onu daha hızlı, daha net ve daha tarafsız kaydetmek için adeta bir gereklilik olmuştur.
Öncelikle “ideal toplum” inşasının bir öğesi olarak devletin elinde bir belgeleme aygıtı olan fotoğraf, yoğun kullanım ve dolayısıyla teknolojik açıdan hızlı gelişmesi nedeniyle hızlı bir şekilde bireysel kullanım alanına da girmiştir.
Bu bireysel kullanım önceleri çok yadırgansa da sonraları daha tarafsız, daha çağdaş ve daha nesnel konuların ve bakış açılarının fotoğrafın alanına girmesine olanak sağlamıştır.
Bunlardan en önemlisi “Toplumsal Belgecilik”tir.
Toplumsal belge, içinde bulunduğumuz yüzyılda da devam eder şekilde, geçtiğimiz yüzyılda yaşanmış tüm felaket ve savaşların kaydını tutarak, insanoğlunun bu acıları tekrar yaşamaması için üstüne düşen görevi yerine getirmiştir.
Bu bağlamda Susan Meiselas toplumsal belgeciliğin önde gelen temsilcilerinden biri olmuştur.
Meiselas kendi çevresinden başlayarak tanık olduğu sosyal hayatı tarafsızlık ile yansıtmış, sonrasında bu anlatım dilini geliştirerek daha evrensel konuları izleyiciye aktarmayı kendine görev edinmiştir.
Bu görevi başarıyla yerine getiren sanatçı, aynı zamanda fotoğrafın çağdaş sunum biçimleri ile de her yeni nesle ulaşabilecek şekilde kendini yenilemiş ve bu neslin belleğini tazeleyerek aynı sorunların tekrar yaşanmaması için elinden geleni yapmıştır.
Related Results
Avangart sanatta performatif bir çıkış noktası: John Cage ve Neo Dada
Avangart sanatta performatif bir çıkış noktası: John Cage ve Neo Dada
Neo Dada hareketi, müzik, dans, ses, eylem, performans, sahne sanatları ve gündelik yaşama ait farklı unsurları sanatın ifade biçimleri arasına dahil ederek sanatın sınırlarını gen...
Medusa Miti Üzerinden Sanatta Yeniden Anlamlandırma ve Yeniden Üretim
Medusa Miti Üzerinden Sanatta Yeniden Anlamlandırma ve Yeniden Üretim
Bu çalışmada Medusa’nın sanat tarihindeki ifade biçimlerinin araştırılması amaçlanmaktadır. Makalenin “Medusa Miti ve Sanat Alanındaki Kullanımları” başlıklı birinci bölümünde Medu...
OSMANLI PARA VE MALİ SİSTEMİ: HALİL SAHİLLİOĞLU’NUN TÜRK İKTİSAT TARİHİNDEKİ YOLCULUĞU
OSMANLI PARA VE MALİ SİSTEMİ: HALİL SAHİLLİOĞLU’NUN TÜRK İKTİSAT TARİHİNDEKİ YOLCULUĞU
İstanbul Üniversitesi Türk İktisat ve İçtimaiyat Tarihi Araştırmalarının kurucusu Prof. Dr. Ömer Lütfi Barkan’ın öğrencisi olan Halil Sahillioğlu, 1924 yılında Hatay’da dünyaya gel...
BATI SANATINDA JAPON SANATININ İZLERİ VE KATSUSHİKA HOKUSAİ’NİN ESERLERİNİN GÜNÜMÜZ SANATINDA YENİDEN YORUMLANMASI
BATI SANATINDA JAPON SANATININ İZLERİ VE KATSUSHİKA HOKUSAİ’NİN ESERLERİNİN GÜNÜMÜZ SANATINDA YENİDEN YORUMLANMASI
Sanatta etkileşim, geçmişten günümüze sanat tarihindeki tüm dönemlerde varolmuştur. Sanatçı, yaşadığı olaylardan, kültürel öğelerden, geçmiş dönemdeki sanat eserlerinden etkilenir....
Edebiyat ve İdeoloji: Azerbaycan Şiirinde Ağa Muhammed Şah Kaçar Sembolizmi
Edebiyat ve İdeoloji: Azerbaycan Şiirinde Ağa Muhammed Şah Kaçar Sembolizmi
Edebiyat, kimi zaman ideolojik çatışmaların ve toplumsal mücadelelerin bir yansıması olurken, kimi zaman da bu süreçleri şekillendiren, eleştiren ya da tamamen bireysel, estetik ve...
İSTANBUL BİENALLERİ'NDE TARİHİ MEKAN VE ESER İLİŞKİSİNİN FELDMAN MODELİYLE ANALİZİ: BEŞ ÖRNEK MEKAN
İSTANBUL BİENALLERİ'NDE TARİHİ MEKAN VE ESER İLİŞKİSİNİN FELDMAN MODELİYLE ANALİZİ: BEŞ ÖRNEK MEKAN
Bu makale, İstanbul Bienalleri'nde sergilenen sanat eserleri ile tarihi mekanlar arasındaki ilişkiyi ‘’Feldman Modeli’’ çerçevesinde incelemektedir. Araştırmanın odak noktası, meka...
New Experience of the Space in Art: James Turrell
New Experience of the Space in Art: James Turrell
Modern dönemde sanat ifadesi tek bir biçimde olmaktan çıkmış, disiplinlerarası bir hal almıştır. Bu bağlamda özellikle sanat ve tasarım alanlarının birlikteliği ve bilimin katkısıy...
ELEŞTİREL SOSYOLOJİ VE TOPLUMSAL HAREKETLER
ELEŞTİREL SOSYOLOJİ VE TOPLUMSAL HAREKETLER
Eleştirel sosyoloji genel olarak toplumsal hareketlerin tarihsellikleri ışığında toplumları değiştirme güçleri ve öznelleşmelerine odaklanmaktan ziyade, düzenli tekrarlılıklar, top...

