Search engine for discovering works of Art, research articles, and books related to Art and Culture
ShareThis
Javascript must be enabled to continue!

Ahmed Matar’ın Şiirlerinde Kutsalın Siyasi Meşruiyete Araçsallaştırılması

View through CrossRef
Bu çalışma, modern Arap edebiyatının en muhalif seslerinden Irak doğumlu şair Ahmed Matar’ın şiirlerinde kutsalın araçsallaştırılmasını incelemeyi ve şekilci, dıştan güdümlü dindarlığa karşı geliştirdiği eleştirel söylemi çözümlemeyi amaçlamaktadır. Otoriter rejimler, ideolojik gerilimler ve dinin siyasallaşmasıyla şekillenen modern Arap dünyası bağlamına yerleştirilen araştırma, Matar’ın şiirsel üretiminin salt sanatsal bir dışavurum değil, doğrudan bir entelektüel direniş olduğunu savunur. Eserler, dinî söylemin hegemonik güçler tarafından nasıl bir tahakküm aracına dönüştürüldüğünü ifşa ederek kitleleri eleştirel bir bilince davet eder. Araştırmanın korpusunu, Matar’ın yayımlanmış divanlarından egemen dinî söylemi, ritüel pratiklerini ve statükocu din adamı figürünü hedef alan seçme metinler oluşturur. Metodolojik olarak yakın okuma yöntemi; edebiyat eleştirisi, retorik analiz ve din psikolojisi perspektifleriyle bütünleştirilmiştir. Özellikle din psikolojisindeki "içsel" ve "dışsal" dindarlık ayrımı, şairin eleştirdiği yüzeysel dindarlık biçimlerini ve toplumsal sapmaları kuramsal düzeyde temellendirmek amacıyla sistematik olarak analize dâhil edilmiştir. Çalışmanın temel bulguları çok boyutludur. İlk olarak Matar, eleştirilerini doğrudan dinin kendisine değil; ikiyüzlülük, oportünizm ve ahlaki tutarsızlıkla karakterize edilen "sahte dindar" tipolojisine yöneltir. Şairin şiirsel evreninde dinin asıl özünü oluşturan adalet, samimiyet ve vicdani bütünlük gibi evrensel değerler, egemen güçler tarafından sistematik olarak içi boşaltılmış ritüellere ve performatif gösterilere indirgenir. İroni, antitez, metafor ve hazf gibi güçlü retorik sanatlarla kurgulanan bu süreç; siyasi otoriteler ile iş birlikçi dinî aktörlerin kutsalı nasıl bir toplumsal kontrol ve ideolojik meşrulaştırma aygıtı haline getirdiğini ortaya koyar. Saptanan tematik kalıplar arasında; dışsal dindarlığın eleştirisi, kaderciliğin istismarı, din adına özgürlüklerin kısıtlanması ve yozlaşmış dinî figürler ile baskıcı rejimler arasındaki suç ortaklığı öne çıkar. Çalışma aynı zamanda Matar şiirinin estetik ve sanatsal boyutunu da nesnel ve eleştirel bir perspektiften masaya yatırmaktadır. İncelenen belirli metinlerin son derece yüksek bir imge yoğunluğu, sözel ekonomi ve retorik derinlik sergilemesine rağmen; şairin ödün vermeyen, keskin ideolojik duruşunun ve doğrudan mesaj kaygısının zaman zaman edebi estetiği gölgelediği, şiiri didaktik bir çizgiye yaklaştırarak okuyucuda bir "estetik yorgunluk" riski barındırdığı saptanmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, Ahmed Matar’ın şiirsel mirasının, dindarlığı dış görünüş, şekil ve semboller üzerinden değil, ahlaki otantiklik ve vicdani samimiyet temelinde yeniden tanımlayan özgün bir sanatsal/entelektüel proje olduğunu ileri sürmektedir. Şairin eserleri, şekilci dindarlığın içsel çelişkilerini ve pratik hayattaki tutarsızlıklarını başarıyla açığa çıkarırken; kutsalın siyasal ve kurumsal aktörler tarafından tekelleştirilmesine, mülkleştirilmesine karşı acil bir toplumsal ve ahlaki uyanış çağrısı yapmaktadır.
Burdur Mehmet Akif Ersoy University Faculty of Theology
Title: Ahmed Matar’ın Şiirlerinde Kutsalın Siyasi Meşruiyete Araçsallaştırılması
Description:
Bu çalışma, modern Arap edebiyatının en muhalif seslerinden Irak doğumlu şair Ahmed Matar’ın şiirlerinde kutsalın araçsallaştırılmasını incelemeyi ve şekilci, dıştan güdümlü dindarlığa karşı geliştirdiği eleştirel söylemi çözümlemeyi amaçlamaktadır.
Otoriter rejimler, ideolojik gerilimler ve dinin siyasallaşmasıyla şekillenen modern Arap dünyası bağlamına yerleştirilen araştırma, Matar’ın şiirsel üretiminin salt sanatsal bir dışavurum değil, doğrudan bir entelektüel direniş olduğunu savunur.
Eserler, dinî söylemin hegemonik güçler tarafından nasıl bir tahakküm aracına dönüştürüldüğünü ifşa ederek kitleleri eleştirel bir bilince davet eder.
Araştırmanın korpusunu, Matar’ın yayımlanmış divanlarından egemen dinî söylemi, ritüel pratiklerini ve statükocu din adamı figürünü hedef alan seçme metinler oluşturur.
Metodolojik olarak yakın okuma yöntemi; edebiyat eleştirisi, retorik analiz ve din psikolojisi perspektifleriyle bütünleştirilmiştir.
Özellikle din psikolojisindeki "içsel" ve "dışsal" dindarlık ayrımı, şairin eleştirdiği yüzeysel dindarlık biçimlerini ve toplumsal sapmaları kuramsal düzeyde temellendirmek amacıyla sistematik olarak analize dâhil edilmiştir.
Çalışmanın temel bulguları çok boyutludur.
İlk olarak Matar, eleştirilerini doğrudan dinin kendisine değil; ikiyüzlülük, oportünizm ve ahlaki tutarsızlıkla karakterize edilen "sahte dindar" tipolojisine yöneltir.
Şairin şiirsel evreninde dinin asıl özünü oluşturan adalet, samimiyet ve vicdani bütünlük gibi evrensel değerler, egemen güçler tarafından sistematik olarak içi boşaltılmış ritüellere ve performatif gösterilere indirgenir.
İroni, antitez, metafor ve hazf gibi güçlü retorik sanatlarla kurgulanan bu süreç; siyasi otoriteler ile iş birlikçi dinî aktörlerin kutsalı nasıl bir toplumsal kontrol ve ideolojik meşrulaştırma aygıtı haline getirdiğini ortaya koyar.
Saptanan tematik kalıplar arasında; dışsal dindarlığın eleştirisi, kaderciliğin istismarı, din adına özgürlüklerin kısıtlanması ve yozlaşmış dinî figürler ile baskıcı rejimler arasındaki suç ortaklığı öne çıkar.
Çalışma aynı zamanda Matar şiirinin estetik ve sanatsal boyutunu da nesnel ve eleştirel bir perspektiften masaya yatırmaktadır.
İncelenen belirli metinlerin son derece yüksek bir imge yoğunluğu, sözel ekonomi ve retorik derinlik sergilemesine rağmen; şairin ödün vermeyen, keskin ideolojik duruşunun ve doğrudan mesaj kaygısının zaman zaman edebi estetiği gölgelediği, şiiri didaktik bir çizgiye yaklaştırarak okuyucuda bir "estetik yorgunluk" riski barındırdığı saptanmıştır.
Sonuç olarak bu çalışma, Ahmed Matar’ın şiirsel mirasının, dindarlığı dış görünüş, şekil ve semboller üzerinden değil, ahlaki otantiklik ve vicdani samimiyet temelinde yeniden tanımlayan özgün bir sanatsal/entelektüel proje olduğunu ileri sürmektedir.
Şairin eserleri, şekilci dindarlığın içsel çelişkilerini ve pratik hayattaki tutarsızlıklarını başarıyla açığa çıkarırken; kutsalın siyasal ve kurumsal aktörler tarafından tekelleştirilmesine, mülkleştirilmesine karşı acil bir toplumsal ve ahlaki uyanış çağrısı yapmaktadır.

Related Results

Pooled analysis of WHO Surgical Safety Checklist use and mortality after emergency laparotomy
Pooled analysis of WHO Surgical Safety Checklist use and mortality after emergency laparotomy
Abstract Background The World Health Organization (WHO) Surgical Safety Checklist has fostered safe practice for 10 years, yet i...
Global economic burden of unmet surgical need for appendicitis
Global economic burden of unmet surgical need for appendicitis
Abstract Background There is a substantial gap in provision of adequate surgical care in many low- and middle-income countries. ...
Burnout among surgeons before and during the SARS-CoV-2 pandemic: an international survey
Burnout among surgeons before and during the SARS-CoV-2 pandemic: an international survey
Abstract Background SARS-CoV-2 pandemic has had many significant impacts within the surgical realm, and surgeons have bee...
KUTSALIN TEZAHÜRÜ VE YAYILMASI BAĞLAMINDA ZİYARET FENOMENİ: BAHATTİN ŞEYH TÜRBESİ ÖRNEĞİ
KUTSALIN TEZAHÜRÜ VE YAYILMASI BAĞLAMINDA ZİYARET FENOMENİ: BAHATTİN ŞEYH TÜRBESİ ÖRNEĞİ
İnsanlık tarihi boyunca tüm inanç sistemleri içerinde yer alan “kutsal” kavramı, toplumların inanç dünyasında merkezi bir rol oynamakta ve farklı kültürlerde kendine özgü biçimlerl...
Mahtumkulu’nun Şiirlerinde Leff ü Neşr
Mahtumkulu’nun Şiirlerinde Leff ü Neşr
18. asrın önemli şahsiyetlerinden birisi olan Mahtumkulu’nun eserlerinde yazılı edebi bir stille karşılaşılır. Şiirlerinde aslında dönemin klasik edebi geleneğinin izleri görülmekt...

Back to Top